Parçalı Bulutlu

15°C
Konya

VEFA

Kayıt Tarihi: 05.04.2023 19:36 - Son Güncelleme: 25.05.2026 22:54
YAZI
A

Vefa kökeni Arapça bir sözcüktür ve pek çok farklı anlamları içinde barındıran bir kelimedir. Vefa; sözüne sadık kalmak, sözünde durmak, kadir kıymet bilmek anlamına gelmektedir.

  Tasavvufta ise; kulların Bezm-i Elestte Allah’a verdiği sözdür. (Bezm-i Elest Yüce Allah’ın insanlara “Elestü bi-Rabbiküm” -Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Hitabını yaptığı ve ruhların da “Beli” –Evet şeklinde cevap verdikleri meclistir. ) Kulların Allah’a verdikleri bu sözü tutup kulluk görevlerini yerine getirmesi tasavvufta vefadır.

 İlk vefa borcumuz Yaradanadır. Sağlıklı bir bedene, akla sahip olmamız, bizlere sunulan sonsuz nimetler şüphesiz ki sonsuz bir şükür sebebi olmalıdır.

 Vefa sevginin en büyük göstergesidir. Sevgi ve vefa; ok ve yay gibidir. Ne oksuz yayın ne de yaysız okun tek başına bir anlamı ve fonksiyonu vardır.

 Hepimizin yaşadığı büyük olumsuzluklar vardır hayatta. Hayal kırıklıklarımız, kızgınlıklarımız, yüreğimize akan gözyaşlarımız vardır. Gülüşlerimizin arkasındaki hüzünler vardır.

Seven sevdiğine, dost bildiğine destek olur her zorlukta. Gözyaşına omuz olur, hüznüne umut, karanlığına aydınlık. Çünkü vefa bunu gerektirir.

Birde sevgilerimiz vardır, sevdiklerimiz, umutlarımıza katık ettiğimiz gülüşlerimiz, “Ayn-ür Rıza” kusur görmeden muhabbet ile baktıklarımız.


 Çünkü sevgidir vefa, şartsız, koşulsuz bir sevgidir. Söz verir insan Kal-u Bela’da nasıl Yaradan’a vermişse, en yakınına, can dediğine, en sevdiğine… Kusur görmez, sevdiğinin en ufak hatasına dahi sahip çıkar.

        ***

 Şimdilerde ise kıymetinin kalmadığı, sadece sözlük anlamı ile bildiğimiz bir kelime oldu vefa, kimi içinse bir semt adı sadece.

 Bir kahvenin kırk yıllık hatrı vardı eskiden. Şimdi ise birkaç twitt, birkaç emojide kaldı o hatır.

Kapı önü muhabbetleri vardı, yaşanan büyük hüzünlerin bir terapi etkisiyle umuda dönüştüğü. Şimdi ise yalancı bir gülümsemeyle, bir selamlık asansör önü karşılaşmalarımız var.

****

 Oysaki inandığımız dinde bile “Vefa İmandandır.” demişti Yüce Peygamber. Fetih için sefere çıkan ordu komutanı Ebu Ubeyde; Halife Hz.Ömer’e yazdığı mektupta:”Bir köle, Irak ahalisine eman verdi (güven gösterdi), ne yapalım” diyerek görüşünü sorar. Hz.Ömer cevaben şunları söyler: “Allah vefakarlığa değer vermiştir. Vefa göstermedikçe, vefa göremezsiniz. Onlara verdiğiniz sözü tutunuz ve onlara ilişmeyiniz.” şeklinde olmuştur.

 Tasavvufta ise; bir insanın en büyük meziyetlerinden biri olarak gösterir Mevlana vefayı, Allah’a vefa ile insana vefa arasında büyük bir bağ olduğunu söyler ve devam eder ; “Vefa nedir bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefâ ötelerin sonsuz mükâfatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.”

 Yolumuzun hep kıymet bilen, vefakar insanlara çıkması duasıyla…


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları