Parçalı Bulutlu

15°C
Konya

BEYAZ ÖLÜMSÜZLÜK: SARIKAMIŞ

Kayıt Tarihi: 23.12.2024 19:07 - Son Güncelleme: 25.05.2026 22:54
YAZI
A

Aralık 1914…

Sarıkamış...

Osmanlı’nın dört bir yanında savaş rüzgârları eserken vatan savunmasının her köşesinde bir fedakârlık, her sokakta bir hüzün.Kışın ayazı, Anadolu’nun bağrında bir hançer gibi. Karların altında batan bir güneş gibi kaybolan umutlar, Sarıkamış’ta şehadetle yoğrulmuş bir destan olarak yeniden doğdu.Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan bu olay, sadece bir askeri harekât değil, aynı zamanda bir vatanseverlik, fedakârlık ve cesaret sınavıydı.Sarıkamış’ta yaşananlar, soğuk kış şartları altında, yiyecek ve barınak sıkıntısı çeken askerlerin, vatanları için neleri göze aldıklarının bir göstergesi oldu. Donarak şehit olan binlerce asker, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük uğruna verdiği mücadelenin simgeleri haline geldi.

Sarıkamış, sadece bir harekat değil, insanın fedakarlığının ve sabrının sınandığı bir sınavdı.Beyaz örtünün altında can veren her Mehmetçik, Anadolu’nun geleceğine can verdi aslında.

Tarih, bazı günlerde donar kalır. Takvim geçmez, saniyeler ilerlemez adeta. 

Bazı anılar, yüreğe işleyen bir soğukla bir daha unutulmamak üzere yazılır. Adın destan olur tarihe yazılır.

  90 bin asker… Genç, umut dolu, yüreği vatan sevgisiyle kavrulmuş 90 bin yiğit. Onlar, soğuğun kan donduran sertliğine, açlığın yakıcı pençesine karşı, bir kar tanesi gibi eriyerek sonsuzluğa karıştı. Ellerinde eski tüfekler, sırtlarında incecik giysiler, ayaklarında paramparça çarıklar... Ama gözlerinde sonsuz bir ışık: Vatan sevgisinin ışığı.

Soğuğun iliklerine kadar işlediği, açlığın bedenlerini kemirdiği o beyaz cehennemde, gözlerinde tek bir umut: Ay yıldızlı al bayrağımızın dalgalandığı o kutsal gökyüzü.O gün bir kar tanesi gibi eriyip toprağa karışan bedenler, Anadolu’yu yeniden var eden birer filiz oldu. 

Ve 90 bin ana..

O analar için sabahı hiç olmayan bir gecede yakılan bir ağıt..Sarıkamış’ın dağlarında o sessizlikte hâlâ bir türkü yankılanan,sonsuzluğa uzanan bir ağıt "Vatan Sağolsun". Yakması saatlere sığmayan ama iki kelimede yakılan destan olan bir ağıt..

O ayazda yaşananları anlatan bir Rus askerin belkide bir ağıt gibi sözleri ile yazımı sonlandırırken, o gün donarak can veren şehitlerimizi rahmetle, minnetle ve sonsuz bir hürmetle anıyorum.

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Petroviç, dondurucu soğuğun vehametine anılarında şöyle yer verir: "İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman... Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar. İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki kâinattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler. Ve sağ başta Binbaşı Nihat... Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda. Allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel Allah'larına teslim olmuşlardı."          


Ey Sarıkamış’ın kahraman evlatları!

Ruhunuz şad, makamınız cennet olsun.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları