Parçalı Bulutlu

15°C
Konya

MASUMİYETİN İHLALİ

Kayıt Tarihi: 04.11.2024 19:37 - Son Güncelleme: 25.05.2026 22:55
YAZI
A

 Çocuk istismarı, tüm dünyada ve özellikle Türkiye'de büyük bir toplumsal sorun olmaya devam etmekte. Çocukların temel hakları arasında yer alan korunma hakkı, sık sık ihlal edilmekte ve bu durum geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ciddi şekilde etkilemekte.

   Geçtigimiz günlerde Narin'den sonra yaşanan Şirin olayı, hepimizi derinden yaraladı. 6 yaşında bir kız çocuğu olan Şirin, bir caninin elinde hayatından oldu. 50 yaşında, dedesi yaşında bir pisliğin kurbanı olarak, hayata gözlerini yumdu.

   Ne yazık ki, bu tür olaylar sadece birer istisna değil. Her gün, çocuklarımıza yönelik cinsel istismar ve şiddet haberleriyle sarsılıyoruz. Ancak, işin en acı tarafı, bu suçların arkasında yatan zihniyetin, toplumumuzda ne denli köklü olduğu gerçeği. 

Bu canilerin eylemlerine pedofili gibi tıbbi terimler eklemek, onları temize çıkarmak veya normalleştirmek anlamına gelmiyor mu? 

Bu terimler, bu korkunç eylemlerin anlamını ve ciddiyetini gölgede bırakmaktan başka bir işe yarıyor mu?

Bu soruların cevabı kişiye ve duruma göre değişmez elbette. Senin kıyamadığın,canının parçası, en kıymetlin birilerinin psikopatca duyguları yüzünden katledilecek ve birileri buna hastalık diyince senin içinin soğuması beklenecek.

Suçluların eylemlerinin arkasındaki gerçekler, onların toplumdan dışlanmasını ve bu tür davranışların kabul edilemez olduğunu vurgulamak için önemli. Bu yüzden yasaların etkin bir şekilde uygulanması ve suçluların cezasız kalmaması, bu tür vakaların önüne geçmek için hayati önem taşımakta. Bizde ise cezalar o kadar yetersiz ki,suçu işleyen suçu işlerken biliyor ne zaman çıkacağını. Sonra bilmem kaç dosyası olan adam nasıl çıktı nasıl bunu yaptı? diye söylenip duruyoruz kendi kendimize. 


TÜİK tarafından yapılan son araştırmalara göre ülkemizde çocukların maruz kaldığı istismar türleri arasında fiziksel istismar %8.59, duygusal istismar ise %7.81 oranında, cinsel istismar ise %42.42 olarak kaydedilmiştir. Ülkemizde her 5 çocuktan biri istismara uğruyor. Rakamlar ne kadar ürkütücü .

Toplum olarak, çocuklarımızı koruma sorumluluğu ile yükümlüyüz. Bu sorumluluk, sadece ailelere değil, eğitimcilere, sağlık çalışanlarına ve devlet kurumlarına da düşmekte. Canı yanan her çocuktan birey olarak hepimiz sorumluyuz. Toplum olarak, bu tür olayların yaşanmaması için sesimizi yükseltmeli, çocuklarımızın haklarını savunmalı ve bu konuda farkındalık yaratmalıyız. Eğitim sistemimizde, çocuk hakları, cinsel eğitim ve istismar farkındalığı konularına daha fazla yer verilmesi gerekmekte. 

Çocukların güvenliği için daha fazla eğitim, farkındalık ve önleyici tedbirler alınması gerekiyor. Bu tür olayların yaşanmaması için, ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun birlikte hareket etmesi şart. Süreç bu şekilde ilerledikçe yasalar gereğini yapmadıkça, biz sesimizi çıkarmadıkca bu da alıştığımız duygularımızdan biri haline gelecek. 

   Dilerim bundan sonra ülkece çok daha güzel günler yaşarız.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe Ayhan Eraslan

Ayşe Ayhan Eraslan

Yazarın Diğer Yazıları