Romantik Turşu

Kayıt Tarihi: 01.09.2026 22:01 - Son Güncelleme: 23.09.2026 04:03
YAZI
A

‘Bugün de bize ayrılan sürenin sonuna geldik. Hoşça kalınız efendim, esenlikler dileriz’ bu sözcükleri hatırlayanlar eminim ki tebessüm etti. O zarafeti – saygınlığı, keyifle ve özlemle hatırladı mı? Ne tatlı devir teslimdi değil mi? Yok yok nerede o eski günler demeyeceğim. Her şey değişime uğruyor önlenemez bir şekilde, mevsimler bile…

Mevsimler birbiriyle iç içe. İlkokulda öğrendiğimiz gibi ülkemizde yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve yağışlı geçmiyor artık. Biliyorum hepimiz aynı panoyu hatırladık, ne hoş. Çok sıcak geçen Ağustos ayının bitmesiyle; sıcak yaz günleri de bizi serin, dingin sonbahara teslim etmeye hazırlanıyor. Bu satırları yazarken hava çok tatlı bir serinlikte. Hava durumuna göre sıcak günler bitmedi gibi görünse de bence Eylül geldiyse sonbahar gelmiştir. 

Eylül geldi çok şükür ve Cemal Süreya’nın dediği gibi ‘Sonbahar sanattır, diğerleri mevsim.’ Bu yılda bu sanat mevsimine kavuştuk çok mutluyum. Şimdi dünyada sonbahara kavuşan her ülkelerden çeşit çeşit sarı turuncu fotoğraf kuşatacak interneti. 

Bizden de harika, romantik duygu dolu paylaşımlar dünyayı nasiplendirecek. Bal kabağı, dumanı üstünde çaylar, kahveler hatta ıhamur ve bitki çayları da hayatı renklendirecek. Renklendirecek derken belki de sarartacağız hayatı hani. Yeşil yapraklar önce sarıya, sarı turuncuya, turuncu sadık dost toprağın rengine sessizce teslim olup huzura kavuşacak… 

Ancak bizde +1 ile kışlık hazırlıkları var tabi. Diğer kültürlerde bu kadar yoğun yapılıyor bilmiyorum ama bizler için biraz da turşu, salça, tarhana vs demek bu sanat mevsimi. Yazın bir yandan tatil yapan Türk kadını bir yandan da meyveler sebzeler kuruttu, reçeller yaptı. Şimdi sonbahar ve artık sıra en çok turşuda. 

Sonbaharın gelişi bizi biraz daha romantikleştirmiyor mu sizce de? Cemal Süreya gibi geziyoruz hepimiz sonbaharda. Turşu kurmak, tarhana yapmak bile yaşama sarılmak değil mi? Geleceğe dair umutlar beslemek değil mi? Umutlarımızı sirkeye tuza yatırıyoruz ki olgunlaşsınlar, tadına tat katılsın. Misafire ikram etmek üzere niyet alıyoruz. Fazlaca yapıyoruz ki beğenenlere birer kavanoz verelim. 

Evet evet kesinlikle sonbahar insana bir romantizm yüklüyor, aah ne de iyi ediyor. Umutlarımın turşusunu kurdum yine çünkü hep taze kalsınlar istiyorum. Sevgi, bereket, aşk, sağlık, bolluk, afiyet, keyif, maddi manevi zenginlik, barış dolu yarınlar için hemen kolaylıkla hazır olsun umudum. Hayallerim daha da olgunlaşsın, en muhteşem haline kavuşsun. Olduğumuz halimize çok şükür ve daha iyisine kavuştuğumuzda kısır yapar turşularımızı yeriz. Turşu da romantik olabilir ne olmuş yani?

Bu haftanın şarkısı tabi ki sonbaharı söylemeli. Tartışmasız ‘Sonbahar Rüzgârları’ geldi aklıma benim. Sözleri Erhan Yurdaer’e, güfte ise Yıldırım Gürses’e aitmiş. Bu zarif aşk şarkısı kim söylese harika olmuş ama ben Yıldırım Gürses ve Mithat Körler derim hani. ‘Düşen bir yaprak görürsen beni hatırla demiştin. Biliyorsun seni ben sonbaharda sevmiştim’ diyor. İşte sonbahar işte aşk. Sonra diğer kıtasında da ‘Rüzgârla düşen yapraklar daima senin hayalin. Yine bir sonbaharda döneceksin sen bana.’ diyor. İşte sonbahar işte umut. Kim kimi hatırlamak istiyorsa, kim, kim tarafından hatırlanmak istiyorsa öyle dinlesin bu hafta. 

Görüşmek üzere, mutlu kalın…


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ayşe D****cı

02.09.2026 00:40

Yine harika yazmışsınız Nurdan Hanım Hayatı sizin sözlerinizden dinlemek ayrı güzel…