Açık

25°C
Konya

Bu Günün Rengi

Kayıt Tarihi: 04.08.2026 21:18 - Son Güncelleme: 11.08.2026 09:13
YAZI
A

Her gün ayrı bir renk gibi gelir bana size de olur mu? Günlerin rengi ruh halime, karşılaştığım insanlara, olaylara göre değişiyor tabi. Hatta bazen gördüğüm rüyalardan da alıyor rengini günüm.

 Bazen sakin ve huzurlu oluyor günüm açık mavi ve zümrüt yeşili tonlarıyla anı yaşamaya doymaya çalışırım. Heyecanla dolu geçen günlerim fosforlu bir gökkuşağı gibi yanıp yanıp sönüyor, o kelebekler kalbimin ritmimde uçar. Kararlı olduğum günler daha ciddi daha koyu renkli siyah, gri ya da laciverttir, harekete hazır. Neşeli günlerim de bir gökkuşağı gibi yine fosforlu değil ama; içim kıpır kıpır olur bu kez, o kelebekler kendi keyfine göre uçuşur içimde. Gergin günlerim hep kırmızıdır ama sayısını çok azalttım bu günlerin. Derin derin düşündüğüm günlerim koyu koyu mordur, ümitvar, planlı, aklı başında hatta biraz da ağır aksak. Üzgün olduğum günler ise hayat rengini kaybeder ve en çok da ben tabi; renksiz, saklanan bir şeffaf…

 Bu satırları yazarken mutlu, huzurlu, neşeli ve heyecanlıyım. Diğer yandan kararlıyım da ama başka başka konularda da derin düşüncelere daldığım günlerdeyim. Derin düşünceler denizinde sık sık ulaşım aracımı değiştiriyorum. Tekne, filika, gemi, kayık hepsine binip farklı bakış açıları bulmaya çalışıyorum. Anlayacağınız renk cümbüşü var bende. Kelebekler biraz benim kalp ritmimekapılıyorlar biraz kendi keyiflerince uçuyorlar. 

Hava durumu da elbette etkiliyor insanın ruh hali ve bence rengini. Yağmurlu havalarda içinin karardığını, moralinin bozulduğunu söyleyen pek çok tanıdığım var. Ben onlardan değilim, aksine öyle mutlu olurum ki rahatlatır beni. Tek ben değilim böyle düşünen tanıdıklarım da var ama kasvetli bulunlar çoğunlukta tabi. Bu çoğunluk yaz günlerini de daha çok seviyor zaten. Yaz günü malum hava çok sıcak. Zorlar beni yaz günleri, çok az severim, biraz fazlaca ısrarcı bulurum. Hatta biraz toy ve başına buyruk. Her istediği yapıldığı halde yine de mutsuzmuş da o yüzden bu kadar sıcakmış gibi geliyor. Ben ilkbahar, sonbahar ve kış sevenlerin arasındayım.

 Yazı biraz az severim derim ama tabi ki yaz ile gelen Allah’ın bize ikram ettiği nimetleri sevmemek mümkün mü? Market raflarına, pazar tezgâhlarına şöyle bir baktığımızda bizlere bahşedilen nimetlerin güzelliği, bereketi insana tefekkür etmek için yetmez mi? Hani cıvıl cıvıl deriz ya öyle işte. 

Diğer mevsimleri daha çok severim ama yazın getirdiği hareketlilik her evde bambaşka yaşanıyor. Reçeller, düğünler, yurt dışından gelen gurbetçiler, tatiller, yaza ertelenen pek çok hayal derken çok da keyifli geçer. (Sanki yaz mevsimini küstürecekmişim gibi hissetim, üzüldüm böyle yazdım diye, gönlünü almak isterim.) Yani demem o ki yaz hem her şekliyle bereketle geliyor insanoğluna. Bu yıl da geldi geçiyor bile son bir ay işte. Eylül sararmış ağaç yaprakları armağan edecek bize ve yazın bittiğine kanaat getireceğiz. 

 Yaz mevsiminden bahsedince tabi bir yaz şarkısı yakışır bu hafta, Zerrin Özer’den ‘O yaz’ şarkısını seçtim. Söz-müzik Bora Ayanoğlu’na aitmiş. 1981 yılında TRT’de söylediği kaydı çok sevdim ben. Nasıl da koşuşurduk bahçelerde…

 Yazı mutlu, neşeli, sağlıklı ve keyifli tamamlamanız dileğiyle, görüşmek üzere, mutlu kalın…


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.