İlk Cesur Adım

Kayıt Tarihi: 22.09.2026 17:47 - Son Güncelleme: 23.09.2026 17:56
YAZI
A

Hep geleceği merak eder dururuz. Bu merakla başka başka yollara yönelir yarını erkenden öğrenmeye çalışırız. Bugünün, dünün yarını olduğunu bile bile yaparız. Biz onu yaşarken yavaş yavaş izlerini bırakır ve gider. Zaten o gün o saat o dakika gitmek için gelmiştir, tıpkı insanoğlunun ölmek için doğması gibi…

 Dün merak ettiğimiz yarın, bugün olunca bütün tılsımını yitirir. Bir şey olur ve öngördüğümüz gibi gitmez işler, o gün ile aramız açılır ve bitsin diye bekleriz.

Beklenmedik gelişme bizi o bardağı incelemeye zorlar. Bardağın ne tarafından bakmamız gerektiğini netleştirene kadar geçen o süre, olayın önem derecesine göre ömrümüzden günler ya da yıllar çalar. 

Sonra bir karar vermek gerekir. Büyük ikilem belki daha çoklu bir fikir kuyusuna düşeriz. Fayda zarar dengesini kurmaya çalışırız. Ne yapsam? Kararsızlık hepimizin hiç sevmediği ama ne yazık ki sık sık yaşadığı bir durumdur. İlk aşama bardak dolu mu boş mu? Bazen öyle durur kalır ki insan bardak da bilemez, durumu anlayıncaya kadar kendini sorgular durur. ‘Ben dolu muyum, boş muyum?’ Saatler geçmez o ana sıkı sıkı sarılır. Sanki yelkovan rehin alınmış da akrep onu kurtarmaya gitmiş ikisi birden rehin kalmıştır o can sıkıcı konuda, anda. 

Bir karar verip risk alıp planlarımıza devam ederiz ki evet biraz yoruluruz ve biraz da rahatımızdan fedakârlık yaparız. 

 Ya da vazgeçerek güvenli alanımızda suya sabuna dokunmadan öylece dururuz. Yelkovan ve akrebin kendi kendine kurtulup bizim yanımıza gelmesini bekleriz. Gelirler mi? Bence gelmezler ana sahip çıkmaz isek ne yelkovan ne akrep bize geri dönmeyi reddeder.

Yaşamak risk almak demektir. Risk almaktan korkarak kendimizi koruduğumuzu sanıyor olabiliriz. Ancak yanılma ihtimalimiz yüksek diye düşünüyorum. Tamamlamayı, çözmeyi ertelediğimiz her konu ile imtihanımız bitmeden vedalaşamıyoruz. 

Korkarak yaklaştığımız konuları erteleyerek imtihanımızı zorlaştırıyor olabiliriz. Çünkü muhteşem bir düzen kurulmuş Yaradan tarafından. O basamak aşılmadan bir sonrakine geçmek imkânsız tabi ki. O yüzden anı doğru okumak, cesur olmak gerekiyor. Yoksa o konunun imtihanı üzerine eklenen başka başka renkteki konularla karmakarışık hale geliyor. Düşünsenize hepsi birbirine karışmış rengârenk bir ip yumağı ile öylece kalmak. İşte bu an bir renk, bir ihtimal, bir sorun daha eklenmeden neresinden ele alırsak o kadar kârlıyız. 

Hepimiz duymuşuzdur hayat cesurlara yardım eder. Bir karar verip ayağa kalkıp adım atmak önemli. Sonrası zaten bir şekilde oluyor. İlk adım hiç adımdan her zaman büyüktür. Aynı küçücükken attığımız ilk adım gibi. Ne zor olduğunu, kaç tane başarısız hamleden sonra yürüdüğümüzü hatırlayabilsek bizim için çok ilham verici olurdu. Bebekliğimizi hatırlamıyoruz ama cesaretimizi hissedebilmemiz için sayısız tecrübe yaşadık. O zaman iyi olacağına inandığımız her işte, cesaret ve samimiyetle ve önemlisi iyi niyetli kararlılıkla yürümek iyidir. Sorun yumağına bir renk daha almadan hedefe odaklanıp gülümseyerek yürümek gerekiyor. 

Bu hafta şarkımız Kayahan’dan olsun istedim. Bebekliğimiz için dinleyelim. ‘E Bebeğim’ Söz müzik Kayahan’a aitmiş. ‘Günlerin getirdiği mutluluk olsun sana. Sevdiğin ve sevildiğin bir hayat sür bebeğim. Günün günden güzel olsun.’ Attığımız o ilk adım için teşekkür edelim kendimize…

Görüşmek üzere, mutlu kalalım…




  



ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.