Aklımdakiler Köşesi

Kayıt Tarihi: 06.10.2026 23:31 - Son Güncelleme: 21.10.2026 20:54
YAZI
A

Lâ Süpürgesiyle Dünya Turu 16

Merhaba Konya´nın Nabzı´nı tutan okurlarım. 

Bu yazıyı 4 Ekim´de yazıyorum ve bugün benim oğlumun doğum günü. Tam olarak 16 yaşına girdi. Benim de Lâ süpürgemin 16. yazısı. Güzel bir buluşma oldu. Yaşamda tesadüfe yer yok ve dolayısıyla süpürgem tam vaktinde yola çıkmış. Bir mesaj verdi bana bu. Şöyle ki gerçek, gördüğümüzün tamamından ibaret değil. Oğlum da doğduğunda şu anki gibi görünmüyordu. Çok minikti her şeyi. Yani giydiği beden elbisesi 16 yıl önce bambaşkaydı. Ama gerçekti. Beş duyum şahitti bu gerçeğe. Şimdiki kadar derin düşünebilen biri değildim elbette ve gerçek de o minik beden kadar küçüktü algımda. Sonra gerçek büyümeye ve yer değiştirmeye başladı. Doku, desen, boyut, hacim, davranışlar, etki alanı hızla değişti. Görünenin ardında başka bir güç vardı aslında. İnsani bir varlığın dünya oyunun kurallarınca şekillenmesi. Gerçek, şimdi de kanıtlayabileceğimizin çok ötesinde bir çapa sahip. O gün kucağıma alabildiğim gerçek yani küçük bebeğim artık beni kucağına alabilecek durumda. Her şey de tam olarak böyle aslında. Kocaman laflar ettiğimiz, işte bu böyledir dediğimiz hemen her durum hiç de o kadar “öyle” değil. Çoğu bizim inanışımız, kabulümüz. Küçük insan bilincimizin sınırlamalara ihtiyacı var ya da buna ikna edildik. Bazı insanlar var ki ciddi anlamda vizyoner ve işte kanmıyorlar öyle kaplara kuplara. Bakış açısı geniş ve şimdi bulunduğu konumdan uzuuun yıllar sonrasını hesaplayabiliyor. Günübirlik yaşamıyor yani. Bu da zahmetli ve zahmet bizim toplumda pek itibar görmez. Ama trajikomik biçimde de daha zahmetli durumların içinde bulur, kaçaklar kendilerini. Yağmurdan kaç doluya tutul oyununu acı acı oynarlar. Aslında karanlıkta gece görüşüne sahipken el feneriyle yürümeye mahkûm ettiğimiz için kendimizi küçük bir el feneriyle yolumuzu bulmaya çalışırız. Gece görüşümüzü kendimizi küçülte küçülte köreltmişizdir. Işığın düştüğü o küçük daireye odak verip geri kalan kocaman alanı göremeyiz. Bize tevazu öğretildi. Oysa tevazu falan değil o. Birileri çok büyüsün diye senin bayağı küçülmen lazımdı. Modern yaşamın öksesine düşürüp avladılar seni beni. Kekliği düz ovada avlarlar türküsü böyle yazıldı. Doğum günü olan oğluma bunları anlatıyorum. Avlanmasın diye. İnsan çocuğuna daha yüksek bir bilinci miras bırakmak istiyor. Ne mistik satıcılarının eline düşsün ne de bilimsel bağnazlığa kurban gitsin. Yani hiçbir dünyevi kavramın ağına düşmemek lazım. Buralarda bir şekilde çeşme tutanlar sizi kendi dar ajandalarının ve egolarının ve çıkarlarının hizmetkârına dönüştürüyorlar. Elbette hayattaki en hakiki mürşit ilim, yanlış anlaşılmasın. Ben diyorum ki şakşakçılar, dar ajandalılar, hilekârlar, satıcılar tüm fikir limanlarına ökse koymuş durumdalar. Ökseyi bilirsin, kuş yakalamak için hazırlanan tuzaktır. Hah işte seni sana uygun “ökse fikriyle” yapıştırıyor ajandasına. Tetikliyor duygularını, korkutuyor bolca, öfkelendiriyor güya “karşı tarafa.” Zaten bir düşman gerekir egoya hep. Düşmanla savaşarak hayatta kalacak ve peynir gemisini yürütecek. İlim ilim, kendini bilmek derken Yunus, ökseye gelme de diyordu. Balık hafıza da olma. Üç saniyede unutma muhabbeti kahve sohbetlerinde yapılmalı ki hatırlayalım bizler, keklikler de avlanmasın. Zaten dünya artık kıyamet sürecinde. Kıyamet el fenerini bırakmak demektir. Gerçek benliğinin sesini ve gece görüş kameranı aç, onun bunun şekil şükul yapmasına takılmadan özgün yolundan git demektir. Yüzebildiğini unutmuş karada yürümeye çalışan balıklar gibi olduk yahu. Bir silkinelim. Belki bugün de birilerinin doğum günüdür. Kutluyorum. Değilse de bu hafta hatta şimdi ve burada küllerinden doğ be dostum. Ekim ayı, fazlalıkları atıp sana ait olanları ekme ayı. Görüşelim. Değerlisin. 


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Habibe Nesrin Ertuğrul

Habibe Nesrin Ertuğrul

Yazarın Diğer Yazıları