Konya’da Yükselen Performans, Başkentte Karşılığını Buluyor
Resmî Gazete’de yayımlanan son kararnameyle yapılan atamalar, yüzeysel bakıldığında bir görev değişimi gibi görünebilir. Ama biraz derine indiğinizde aslında ortaya çıkan tablo çok daha anlamlı. Farklı şehirlerden gelip Konya’da görev yapan, burada ciddi bir performans ortaya koyan isimlerin bugün Türkiye’nin kalbi Ankara’da en kritik noktalara getirilmesi, üzerinde durulması gereken bir gerçek.
O yüzden meseleyi süslü tanımlarla anlatmaya gerek yok. Çok net bir şekilde ifade edilebilir:
Bu isimler başarı çıtalarını Konya’da yakaladı, karşılığını Ankara’da aldı.
Kararnameyle birlikte öne çıkan üç isim var ve aslında üçü de birbirinden kopuk değil, aynı hikâyenin farklı parçaları:
Maksut Yüksek → Konya İl Emniyet Müdürü iken Ankara İl Emniyet Müdürü oldu.
Engin Dinç → Ankara İl Emniyet Müdürü görevinden alınarak Emniyet Genel Müdür Müdürlüğü emrine verildi.
Yakup Canbolat → Aydın Valiliği’nden Ankara Valiliği’ne atandı.
Üç farklı görev, üç farklı makam ama tek bir ortak nokta:
Konya tecrübesi ve burada ortaya konulan performans.
Peki Konya neden bu kadar belirleyici? Konya’yı dışarıdan bakınca “sakin şehir” diye tarif edenler olur. Ama işin iç yüzü öyle değil. Türkiye’nin yüzölçümü olarak en büyük illerinden biri, nüfus olarak da ciddi bir yoğunluk var. Tarım, sanayi, ticaret… Hepsi bir arada. Üstelik toplumsal hassasiyetlerin yüksek olduğu bir şehir.
Böyle bir şehirde: Asayişi sağlamak,suç ve suçluyla mücadele etmek,trafiği düzenlemek,ki amu düzenini korumak kağıt üzerinde yazıldığı kadar kolay değil. İşte tam da bu yüzden Konya’da görev yapan bir yönetici, aslında birçok farklı dengeyi aynı anda yönetmek zorunda kalıyor. Başarılı olan da buradan güçlenerek çıkıyor.
Bu tablonun en güncel örneği Maksut Yüksek.
Sadece 16 ay görev yaptı ama bu süre Konya için oldukça yoğun geçti.
Özellikle:
Uyuşturucu ile mücadelede yapılan ardı ardına operasyonlar,tefecilik ve organize suç yapıları üzerine gidilmesi,şehir genelinde artırılan asayiş uygulamaları,trafik denetimlerinin hissedilir şekilde sıklaştırılması.... Bunların hepsi sahada karşılık bulan işlerdi.
Sadece rakam açıklamakla kalınmadı, vatandaş bunu günlük hayatında hissetti. Özellikle uyuşturucuya karşı yürütülen mücadelede “geri adım yok” mesajı net şekilde verildi.
Tefecilik gibi çoğu zaman görünmeyen ama toplumun altını oyan suçlara karşı yapılan operasyonlar da ayrı bir başlıktı. Bu alanlara girilmesi, ciddi bir kararlılık gerektirir.
Trafikte ise özellikle denetimlerin artmasıyla birlikte disiplinin gözle görülür şekilde yükseldiğini söylemek mümkün.
Kısacası Yüksek’in dönemi, “sahada aktif, sonuç odaklı bir yönetim” olarak hafızaya kazındı.
Bugün Ankara İl Emniyet Müdürlüğü gibi Türkiye’nin en kritik görevlerinden birine getirilmesi, bu performansın doğal bir sonucu.
Bir diğer önemli isim Engin Dinç.
Konya’da İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptı, ardından Ankara İl Emniyet Müdürü oldu. Şimdi ise Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi.
Bu ne demek?
Artık sadece bir şehir değil, Türkiye genelinde emniyet politikalarının şekillenmesinde söz sahibi olacak bir noktada.
Bu tür görevler, sadece bürokratik bir yükseliş değildir. Aynı zamanda sahada kazanılan tecrübenin merkeze taşınması anlamına gelir.
Konya gibi büyük bir şehirde görev yapmış bir ismin bu noktaya gelmesi, sistemin liyakat üzerinden nasıl işlediğini de gösteriyor.
YAKUP CANBOLAT: SAHADAN BAŞKENTE UZANAN YOL
Ve Yakup Canbolat…
Konya Valiliği yaptı, ardından Aydın’a atandı. Şimdi ise Ankara Valisi.
Bu çizgiye dikkat etmek lazım.
Çünkü Ankara Valiliği, Türkiye’de mülki idare açısından en kritik görevlerden biridir. Sadece bir şehir yönetmek değil, devletin merkezinde dengeyi sağlamak anlamına gelir.
Canbolat’ın bu göreve getirilmesi, onun farklı şehirlerde edindiği tecrübenin bir sonucu. Ama Konya dönemi bu sürecin önemli halkalarından biri.
Tüm bu atamaları alt alta koyduğunuzda ortaya çıkan tablo zaten güçlüydü. Ama bu tabloyu daha da anlamlı hale getiren bir detay daha var:
Bugün Türkiye’de hem emniyet teşkilatının hem de mülki idarenin bağlı olduğu en üst makamda, yani İçişleri Bakanlığı koltuğunda da Konya kökenli bir isim oturuyor:
Mustafa Çiftçi...
Yani mesele artık sadece Konya’da görev yapıp Ankara’ya giden bürokratlar değil.
Aynı zamanda bu yapının en tepesinde de Konya ile bağı olan bir isim bulunuyor.
Bu da şunu gösteriyor:
Konya’da ortaya konulan yönetim anlayışı, güvenlik politikası ve kamu disiplini sadece yerelde kalmıyor;
Tüm bu isimleri yan yana koyduğumuzda ortaya çıkan tabloyu “rastlantı” diye açıklamak mümkün değil.
Aynı şehirde görev yapıyorlar,bbenzer şekilde performans ortaya koyuyorlar ve ardından Ankara’da kritik görevlere geliyorlar.
Bu, sistemli bir sürecin sonucu.
Konya’da başarılı olan, kendini gösteren, sahayı iyi yöneten isimler bir şekilde merkezin radarına giriyor.
Konya’da görevi devralan yeni İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç için de tablo net:
Çıta yüksek.
Özellikle Maksut Yüksek döneminde, ssahada aktif bir yapı, suçla mücadelede net duruş, vatandaşla güçlü temas oluşmuş durumda.
Bu standardı korumak ve üzerine koymak kolay değil. Ama Konya gibi bir şehirde görev yapmanın gereği de bu.
Yozgat'ta gelecek olan Yeni İl Emniyet Müdürümüz Koç'un da şehrimize önemli hizmetler de bulunacağına gürekten inanıyorum.
Kendisine şehrimize hoş geldiniz diyor, başarılar diliyoruz.

