Şimdi iç kaleyi sağlam tutma vakti!
Ortadoğu’da sular yeniden ısındı. Gazze’de tarihin en barbar insanlık soykırımına devam eden İsrail rejimi bir yandan da 'nükleer enerjiye sahip olmamalı' diyerek İran'a saldırıyor. İsrail ile İran arasında yaşanan bu son gerilim, önceki çatışmalardan çok daha farklı bir boyuta taşındı. İran bu çatışmalarda ağır kayıplar yaşasa da İran, buna kendi kapasitesinde cevap vermekte gecikmedi. Adına çatışma dense de bence artık İsrail-İran savaşı başlamış durumda.
Tabi burada Siyonist İsrail yalnız değil. Arkasında İngiltere başta olmak üzere batı ülkeleri ve Amerika var. Bu süreçte doğrusu İran ise biraz daha yalnız bırakılmış gibi. Batı İsrail'i büyütme, güçlendirme ve Ortadoğu’ya yön, şekil verme gayretinde.
Ama bu savaş tabi sadece Ortadoğu’yu değil tüm ülkeleri de ilgilendiriyor. Özellikle nükleer tesislerin hedef alınması nedeniyle küresel risk oluşturuyor.
Savaşın ne zaman sonlanacağı da kesin değil. Bugün sonlansa 10 gün sonra yeniden başlar. Öyle görünüyor ki, ne ABD Ortadoğu’dan, ne terör devleti İsrail Arz-ı Mevud projesinden vazgeçecek gibi durmuyor.
Tabi İsrail ile İran arasındaki çatışma ve gerilim, özellikle enerji ve finans piyasalarını ve tedarik zincirlerini derinden etkileyecek. Günlerdir yaşananların. İsrail, İran çatışmasının bizi etkileyeceği de kesin bir gerçek. En basitinden petrol fiyatında her 10 dolarlık artış, Türkiye'nin cari açığına yaklaşık 4 milyar dolarlık bir yük getirecek.
Eğer terörist İsrail devleti durdurulmazsa, sırada Türkiye var. Orta Doğu’da benzeri görülmemiş sonuçlara ve derin bir hesaplaşmaya mutlaka hazırlıklı olmamız gerekiyor.
Bu yüzden şimdi iç kaleyi sağlam tutma vakti! Böylesi tehlikeli dönemlerde, iç kalenin sağlam tutulması önemli. Hemen yanı başımızda kıyamet koparken, içeride siyasi rekabet, kavga yapılmaz. Böyle zamanlarda hep birlikte Türkiye olmalıyız. Şimdi birlik ve beraberliğin en gerekli olduğu zamandır. Bu toz duman ortamda hepimizin uyanık ve teyakkuzda olması şart…
Kalın sağlıcakla…

