Kurultay Gölgesinde Siyaset, Rozetle Gelen Mesaj
Siyaset dediğimiz şey, bazen bir satranç oyunu kadar stratejik, bazen de bir tiyatro sahnesi kadar gürültülü… Son günlerde Türkiye siyasetinde yaşanan iki gelişme ise adeta iki ayrı sahneyi aynı anda önümüze koydu: CHP’nin ertelenen kurultay davası ve Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu’nun AK Parti’ye katılması.
Birinde kavga, gürültü, iç çekişmeler; diğerinde ise istikrar, hizmet ve güvenin tercih edilişi.
CHP’nin Bitmeyen Gölgesi: Kurultay
CHP için kurultay artık bir demokrasi şöleninden çok, bir gölge oyununa dönüşmüş durumda. Yıllardır aynı senaryo sahneleniyor: seçim yenilgisi, ardından “değişim” sloganları, hiziplerin çatışması, mahkeme kapılarına taşınan tartışmalar… Bu tabloya bakınca insanın aklına şu soru geliyor: “Kendi evinin ışığını yakamayan, memleketin yolunu nasıl aydınlatacak?”
Halk, pazar filesini doldurmanın derdinde, genç iş arıyor, çiftçi mahsulüne fiyat bulamıyor. Fakat CHP’nin gündeminde sadece koltuk var. Mahkeme takvimleriyle ilerleyen bir parti, milletin takvimine nasıl dokunabilir?
Seydişehir’den Gelen Mesaj
Tam da bu gürültü koparken, Seydişehir’den gelen bir haber siyasetin aslında nerede şekillendiğini gösterdi. Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu, AK Parti rozetini taktı.
Kimileri için bu bir “transfer” olabilir. Oysa asıl anlamı çok daha derindir. Çünkü belediye başkanları siyasetin vitrininde değil, tam ortasında; halkın içinde, sokağın nabzında yaşayan isimlerdir. Onlar lafla değil, asfaltla, suyla, hizmetle ölçülür.
Ustaoğlu’nun tercihi, hizmetin yanında, istikrarın yanında saf tutmaktır. Merkezi hükümetle uyumun kapısını açmaktır. Bir başka ifadeyle Seydişehir için yeni bir yol, yeni bir ufuktur bu. Aslında Ustaoğlu'ndan ziyade Konya'da Ak Parti'tlye başka geçişlerin de olacağı kulislerde konuşuluyor. Bunu da ilerleyen süreçlerde göreceğiz.
AK Parti: Yolun Yolcusu Değil, Yolun Sahibidir
AK Parti, siyasette sadece bir parti olmanın ötesinde, bir anlayışın adı oldu: “Hizmet siyaseti.” 22 yıldır ayakta kalmasının sırrı, millete sırtını dönmemesi, lafta değil icraatta var olmasıdır.
Bugün bir belediye başkanının, üstelik başka bir partiden seçilmişken, AK Parti’ye katılması; tesadüf değil, halkın taleplerinin tercümesidir. Çünkü millet, kavga değil çözüm; laf değil hizmet istiyor. CHP kurultay dosyalarıyla vakit kaybederken, AK Parti yeni kadrolarla yoluna daha da güçlenerek devam ediyor.
Seçmenin Defteri
Seçmen bir defter tutar, herkesin notunu yazar. O defterde kimin kavgaya, kimin hizmete talip olduğu bellidir. CHP’nin sayfalarında kargaşa, dava, koltuk kavgası yazıyor. AK Parti’nin sayfalarında ise yol, köprü, sosyal hizmet, istihdam ve yatırım…
Sandık geldiğinde millet, o defteri açar ve hesabını görür.
Son Söz
Siyaset, bir köprü gibidir: sağlam durursa üzerinden millet güvenle geçer, zayıf olursa ilk fırtınada yıkılır. CHP’nin kurultay köprüsü daha temelden çatırdarken, AK Parti’nin hizmet köprüsü dimdik ayakta duruyor.
Hasan Ustaoğlu’nun tercihi, işte bu gerçeğin yereldeki yansımasıdır. Seydişehir artık lafın değil, işin tarafında. Türkiye’nin geleceği de öyle…

