“Zamlar can sıkıyor ama biraz sabır”
Başkan Erdoğan seçim öncesi söz verdiği gibi işçi ve memur maaşlarına enflasyonun üzerinde zamlar yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan çalışanın hep yanında olmuştur. Memurlara enflasyonun üstünde zam yapılması, asgari ücretin yılda iki kez artırıp çalışanların hayat pahalılığı karşısında korunmaya çalışılması bunun ispatıdır. Erdoğan, her zaman refah payı artışları yaparak vatandaşların enflasyon altında ezilmesine engel olmuştur.
Tabi bu fiyat artışlarının hemen akabinde iktidarın vatandaşın cebine koyduğunu anında çarpmak için organize olmuş güruh harekete geçiyor.
En basit örneğiyle ev sahipleri ve araba satıcıları. Düşünün ki Konya’da maaş artışının hemen ardından ev kiraları deyim yerindeyse uçtu. Evine 10-20 bin lira kira isteyenin yanında yüz bin liralara kadar da kira isteyen var. Hükümet kira zammı yüzde 25 sınırı getirse de buna uyan yok. Hemen hemen her gün kiracı ve ev sahibi kavgalarına haberlerde şahit oluyorsunuz. Cumhurbaşkanı Erdoğan “Fahiş kira ve konut fiyatları için gerekirse ceza uygulayacağız" sözlerinin ardından gözler atılacak adımlara çevrilmişti. Nihayet bu konuyla ilgili daha radikal bir karar geldi. Piyasa ortalamasının üzerinde fahiş kira artışıyla "haksız kazanç elde edenlere" hapis cezası verilecek.
TCK'da yapılacak düzenlemeyle fahiş kira artışı yapan ev sahiplerine ise hapis ve para cezası uygulanacak. Bir yıldan üç yıla kadar hapisle soruşturma, dava açılabilecek. Bu uygulamayla fırsatçı ev sahiplerinin artık kendilerine bir çeki düzen verebileceklerine inanıyorum.
Bir de araba konusu demiştik. Maaşlara zam gelir gelmez otomobil fiyatları aldı başını gitti. Bakanlığın “ikinci elin fiyatı sıfırı geçemez” kuralını delmek akıllara ziyan işler yaptılar. Araba satıcıları malum siteye koydukları etiketlerden bir sıfırı atıyorlarmış. Pes artık!
Şimdi her zammı iktidara bağlayanlara şunu söylemek lazım; Dolandırıcılıkta sınır tanımayan ve 7/24 mesai yapan bu "yaratıcı akla" zam mı dayanır? Bu üç kağıt aklı bu vatandaşlara da hükümet mi veriyor?
Yazdıklarımdan zamları sadece vatandaşın yaptığı algısı çıkmasın. Benim sözüm fırsatçılık yapanlara. Peki bu süreçte hükümetin hiç mi etkisi yok? Elbette var… Seçimlerin ardından yapılan ÖTV, vergi ve akaryakıt zamlarının da vatandaşlarımızı ciddi sıkıntılara soktuğunun farkındayım. Zamlar her vatandaş gibi beni de etkiliyor. MTV bir defaya mahsus 2 kez alınacak. Akaryakıtta ÖTV zammıyla birlikte tek seferde 6 lira zam geldi. Son 2 ayda sadece benzine yüzde 82 zam geldi. Akaryakıta gelen zam, nakliye fiyatlarına yansıyacağını için tüm ürünlere zam gelir. Biz tabi bu zamlara tepki gösterirken bir anda Konya’da yeniden ekmeğe zam haberiyle sarsıldık. Konya’da son bir ayda ekmeğe 2 kez zam yapılması, görülecek bir şey değil…
Gelelim şimdi peki iktidar neden bu zamları yapıyor sorusunun cevabına. Zamlar ne kadar canımızı sıksa da bunun bir geçici süreç olduğu kanaatindeyim. Malum dünya, pandemi, Ukrayna- Rusya Savaşı gibi dönemlerden geçti. Bu süreçler tüm dünya ülkelerini etkilediği gibi bizi de etkiledi. Şimdi Başkan Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin ardından ekonomi yönetimini Mehmet Şimşek’e verdi. Şimşek’in bir şeyleri yoluna sokması için elbette zamanı ihtiyacı var. Malum deprem bölgesindeki yaraların sarılması için ayrılan büyük bütçeyi de düşünmek lazım tabi.
Evet zamlar, can sıksa da ben güzel günlerin yakın olduğuna inanıyorum. Sadece biraz sabır…
Kalın sağlıcakla

