Ramazan'ı Şerif Geldi, Sen Neredesin? 3
Kayıt Tarihi: 24.04.2022 20:16 - Son Güncelleme: 19.06.2026 05:14
Yıllardır Avrupa’nın çeşitli bölgelerine ziyaret amaçlı gider gelirim. Ama emekli olduktan sonra din görevlisi olarak daha uzun kalıyorum, oradaki camilerde hizmet etmeye çalışıyorum. Yüzlerce hatıralar, manen acılar yaşıyor, bazen göz yaşımı tutamadığım olaylarla karşılaşıyorum.
Hollanda’da hizmet ettiğim bir bölgede ilk kez caminin salonunda toplu ramazan iftarları başlatmaya vesile oldum. Hatta o bölgenin tüm insanları da camiye geliyor, iftara katkıda bulunuyor. Okunan iç ezanlarla gönüllerde arzular coşuyordu. O bölgenin belediye başkanı, papazı ve onlarca insan iftar sofrasında buluşarak ahenkli bir ortam oluşmuştu.
Ramazanın sonunda Anadolu’ya dönmeden bende iadeyi ziyaretlerde bulunuyorum. O bölgenin kilise görevlisi Papaz "Hans" bizlerden biri gibiydi 45 yaşında iki fakülte bitirmiş, Arapça dahil dört dil bilen özellikle Türk insanını ve Türk tarihini tanıyan biriydi. Papazın odasında çok fazla kitaplar vardı, en önemlisi de en üstte bizim yüce kitabımız Kuranı kerim vardı. İçinin birçok sayfasında fotokopiler vardı. Anladım ki inceleyip notlar alması ilgimi çekti. Merak ederek sordum.
-Kuran’ı Kerim hakkındaki düşünceniz nedir?
-Bunun içinde; hem Tevrat, hem incil mevcut.
Dedim ki ozaman siz bu kitaba inanıyorsunuz. İkinci verdiği cevap benim göz yaşıma sebep olmuştu. "Dünyada aklı başında hiç bir insan buna itiraz edemez, hiç kimse buna batıl diyemez, hiçbir devlette devlet büyüsü de diyemez, inkar eder, inanmaz ama itirazda edemez, zira tanrının kutsal sözleridir. Eğer siz sözde müslümanlar olmasa bütün insanlık bu kitabı kabul eder. İnanmaya tek engel sizlersiniz. " demişti. Hayatımda o günkü kadar çok üzülmemiştim, zira Papaz Arapça bildiği için kuranın tefsirini biliyordu. Bana bişey sorsaydı onun karşısında belki de aciz kalacaktım. Bize verilen eğitim ile ne kadar bilgi sahibiyiz, ne dini ,ne ilmi hiç bir derinliğimizin olmadığını orda bir kez daha anladım. Bizim eğitim sistemimiz kimin tekilinde, nasıl bir insan yetiştirdikleri bu okulların özellikle İ.H.L müfredatlarının niye böyle olduğu, niyetlerin, niçinlerin altından kalkamıyoruz. Demek ki ülkemde hiç bir şey tesadüf değil. Bilinçli olarak yetersiz, bilgisiz, cahil bir topluluk olarak yetiştirilmiş. Bu fabrikadan bu kadar kumaş çıkıyor. Modernlik adı altında bilgimizden soyutlanmışız, maneviyatımızdan uzaklaştırıldı, ne tarih, ne coğrafya, nede dini eğitim. Bunu bize kim reva gördüyse, bunlar sadece insanlık düşmanı, vatan düşmanından başkası değildi.
Bakmayın bu Avrupalıların dinimize inandık demediklerini, baktım ,gördüm, yaşadım. Benim inançlarım üzerine devlet sistemlerini kurmuşlar, toplumlarını benim inandığım değerler üzerine dürüstlüğü, doğruluğu, çalışmayı bir sistem haline getirmişler. Yatarken, kalkarken, yolculuk yaparken hatta bisikletle gezerken bile kuranın emrine uygun "Oku" emrini kendilerine hayat düzeni haline getirmişler. Adalet düzenini "kızım ya Fatıma, kızım olsan bile sana o gün şefaatçi olamam" diyen bir peygamberin bir metoduyla adalet düzenini kurmuşlar. Sadece adına din dememişler, çağdaş sistem demişler. Tarihine, kültürüne sahip çıkmışlar. Kuranda israf haram buyrulur, onlar yarım ekmek bir lokma ile buna uymuşlar. İsimleri Agop, Yagop, Hans, Müller vs. olmuş ancak sistemleri, yetişmeleri benim inandığım değerler üzerine olmuş. İslam alemine, Osmanlı adalet düzenini kendi sistemlerine dönüştürerek sahip çıkmışlar, kiliselerini açık tutulmuşlar, ayinlerini yapılmışlar, geleneklerini korumuşlar, kendi dinlerini ayakta tutmuşlar. Biz ise manevi değerlerimizi, kendi örf adetlerimizi bırakarak batı hayranlığıyla kaybettik. Biz yaşantı olarak batıyı örnek alırken, onlar ise bizim terk ettiklerimizi yaşantılarına ve sistemlerine entegre ettiler. Şimdi teknikte ve teknolojide bizi geçtiler. Ancak yiğit düştüğü yerden kalkar hesabı uyanış başlarsa, tarihteki eski gücümüzü tekrar kazanırız. Bu Ramazanlar sonun başlangıcı olsun.
Gerçek mümin, elinden gelen her şeyi yapan, dilinden gelen her şeyi söyleyen değildir. Gerçek mümin, güzel insan, her zaman kendini yenileyen, geçmişten ders alan, her zaman dikkatli olandır. Unutmayalım Allah bir kulunu sevdi mi, onun ızdırabını, üzüntüsünü arttırır, beni hatırlasın bana dua etsin diye. Yine yüce Allah bir kuluna buğz etti mi dünyasını genişletir, onu dünya nimetlerine yöneltir. Akıllı insan dünyasını ahirete tercih edendir.
SANA YÖNELDİM (2)
Gördüm nice yoldan sapanlar,
Dünya malın putlaştırıp tapanlar,
Haram harmanında hasat yapanlar,
Halime şükredip sana yöneldim.
İnsanın karıncaya hükmedir sandım,
Bir gün bir yuvaya gizlice girdim,
Rızkına saygıyı görünce dondum,
Nice ibret ile sana yöneldim.
Zor günlerde çareyi sende bulanlar,
Nefsinden şeytana ortak olanlar,
Ölçüde tartıda yalan dolanlar,
Şahit ola ola sana yöneldim.
Komşu kapısına usulca vurdum,
Açmıdır tokmudur gizlice sordum,
İki lokma vardı birini verdim,
Rızanı almaya sana yöneldim.
Evlatmış dünyada mürüvvet tacı,
O tacı kaybetmek ne büyük acı,
Sabır buyurmuşsun onun ilacı,
Oda sende diye sana yöneldim.
Çektim gözlerinden gaflet türünü,
Neyleyim mevsimsiz dünya gülünü,
Dilerim ki kuluna ahir ömrümü,
Gülüm gülistan dönsün diye sana yöneldim.
Rızan için karşılıksız verenler,
Rızan için gönüllere girenler,
Müjdelenmiş kap gözünde,
Müjdelenmek için sana yöneldim.
Anonim...


