DÜNYA ALEMİ
18 Bin Alemlerden biriside üzerinde yaşadığımız dünya Alemi, onu çevreleyen Atmosfer, Dünyamızın içerisinde yer aldığı gezegenler sistemi, yaratılanların hepsinin makro ve mikro alemde, görebildiğimiz ve göremediğimiz her şeyin yaratıcı olan Allah’tır, şu gördüğümüz kainatı akıllara durgunluk verecek şekilde yaratmıştır hepsi bir nizam bir intizam içinde hepsinin bir "Kanunlar manzumesiyle" idare olunduğu hiç bir şeyde başıboşluk olmadığı öyle bir idare ki tek bir "Kürsüden" geliyor.
Emirler, nehiyler tek muhteşem elinin damgası ve mührünü taşıyor. Gördüklerimizin dışında göremediğimiz bilemediğimiz alemlere kadar Şeytanlar, Cinler melekût aleminin latif sakinlerine kadar hepsi bu kudretin mülkü içerisindedir.
Sahibin, Efendin, Alemlerin sahibi o yüce Allah’tır. Sana şah damarından daha yakın, gece gündüz karanlıkta aydınlıkta, dua ettiğinde, sessiz çığlıklarını duyan, işiten, yüreğinden geçirdiğin tüm ahları bilen gören, o sese cevap veren verecek olan odur.
Bu dünya acılarla sevinçlerle beraber olduğumuz bir dünya.
Değil mi ki ona kulluğumuzu ispata geldik, her verdiğine hayr ve şer sendendir başım üstüne deyim önünde el bağlayıp boyun bükmeye geldik. Bize ait el ayak göz binlerce organımız, Elimizin değdiği tuttuğumuz dokunduğumuz gördüğümüz, sofrada önümüze koyduğumuz, yediğimiz, içtiğimiz, binlerce nimet ona aittir, o varsa hayatımızda yanımızda biz onunlaysak hiç bir derdimiz tasamız endişemiz olmasın.
Cenab'ı hakkı bulan neyi kaybeder, onu kaybeden neyi kazanmış olur. Bu dünyada bir derdin varsa onu ara bul kapısında sessizce bekle, onun kapısı açılıncaya kadar geceleri göz yaşı ile bekle, iyi niyetli samimiysen, ihlas sahibiysen o seni bilir mutlaka açılmayacak kapılar sana açılır.
Onu bir şekilde ara bul ve kaybetmemeye çalış. Mülk onun, sende o mülkün bir parçası onun emrinde çalışıyorsun, sen bir şeye sahip olmadığını, onun her şeyin sahibi olduğunu asla unutma.
Nemrutlaşma, Karunlaşma, ben deme kibirlenme, ben benim diyen şeytandır. Kıyamet sabahına kadar huzurdan kovuldu, sende onun yolundan gidersen kovulanlardan olursun, iman elbiseni giydirdiği gibi soyar, manen çırılçıplak kalırsın, insan olarak sana taktığı vakar tacını kaldırır, onursuz, şerefsiz huzura varırsın, sana veriği gibi, bir rüzgarla savurur, yağmurla sele verir, ateşle yakar, zelzele verir batırır, bin bir çeşit hastalık dert verir kapı kapı dolandırır, sağlığını alır, Hastane köşelerinde inleyen dermansız derde düşen nice şifalar bekleyen hastalar var, Dünyayı yönetecek kadar akıllıyım diye övünme, aklını alır, divaneye dönersin, akıl hastanelerinde inleyen ne yiğitler masumlar var, Anneni babanı alır öksüz yetim kalırsın, sokaklarda, köprü altlarında , yuvalarda sahipsiz nice öksüz yetimler var. Evladını alır yalnız çaresiz kalırsın. Huzur evlerinle nice acı çekenler var.
Haddini bilmezsen verdiklerini, verdiği gibi geri alır, zengin iken, malı mülkünü alır, fakir koyar, daha bu dünyada nice kaybedenler var görüyorsun.
Bu dünyanın yükü çok ağırdır, acıları vardır yüreğini yakar onu sen söndüremezsin, senin yalnız başına baş edemeyeceğin çok büyük imtihanlar vardır.
En büyük gerçeğimiz sevdiklerinden ayrılacağın büyük bir ayrılık, kaçamayacağımız ölüm denen son vardır, bitap düşmeden indir omuzlarındaki taşıyamayacağın yükleri, bırak şu koyup gideceğin mal mülk hırsını, bırak şu dünya sevgisini, etrafına iyice bak gözünün önünde her gün bir bir ahiret alemine göç edenlerin ne götürdüğüne nasıl gittiğine iyice bak.
Gönül Alemi büyüklerimizde Allah dostu Ebud Dardaya bir Arabi gelerek, efendim benim şu katı haddini bilmeyen kalbim her ne yaparsam yumuşamıyor, dünya sevgisinden geri kalmıyor, dünyada huzur bulamıyorum, gönlümün huzur bulması için ne tavsiye edersin, o büyük insan şu tavsiyelerde bulunur.
Cenaze namazlarına durduğunda kendi cenaze namazına niyet ederek dur, Kabristanlığa sık git, oraya uğradığında orda yatanın kendin olduğuna bakar gibi bak, öyle dua et, Hastaneleri, tımarhaneleri, huzur evlerini, çocuk yuvalarını ziyaret et, sohbetinde sofranda Fakirler olsun onlarla otur kalk, hep aşağıya kendinden acizlere bak,asla yukarlara ulaşamayacaklarına bakma, elde edemezsen üzülen sen olursun. Tavsiyesinde bulunur.
Bir Mürşidimizde" Ahir zamanda, Amirlerle Zenginlere mesafeli olun, bir fırsatlarını bulduklarında birisi makamını, biri parasının gücünü kullanır, seni ezerler" der. Sonuç olarak Kul olmak huzur bulmak bu dünya'ya aldanmamak için, Bu Mülkün Sahibi Melik olan, Rahmet sahibi olan Rabbine teslim ol ve şu duayı yapalım
" Ey Beden Mülkümün ve yüreğimin hayatımın tek sahibi ( Meliki ) olan yüce Yaratanım, Kendi Nefsimi, işimi, aşımı, ailemi, evlatlarımı, verdiğin tüm nimetleri sana teslim ettim, sen her şeyin Sahibisin" diyelim.
Günde beş vakitte 40 rekatta, 40 defa tekrar ettiğimiz Fatiha süresinde geçen" İhdinas Sıratal Müstekim" Bizi dost doğru yoldan ayırma, dost doğru olanların yolunda eyle ettiğimiz niyazlarımızı hayatımızın her safhasında, önce kendimize, ailemize, dostlarımıza, Ticareti hayatımıza, sosyal ve Kültürel hayatımızda, Siyasetimizde dost doğru olmak zorunda olduğumuzu unutmayalım zira Rabbimiz Namazımızda bunu bize 40 defa onun için tekrar ettirdiğin sebebi budur, insanın insanlığın, Milletin kurtuluşu Dost doğru bir hayattan geçiyor.
Unutmayalım, Hayat kudret kalemiyle yazılmış büyük bir senaryodur bize düşen Rabbimize kaleminden çıkana razı olmak, ona boyun bükmektir.
YALANCI DÜNYA
Şu Yalancı Dünya anlaşılmaz öyle garip ki,
Bütün güzellikler insanları aldatıyor inan ki,
Sonu bir nefes bu gerçeği kimse anlamıyor ki,
Bir varmış bir yokmuş adı Yalancı Dünya.
Her gün güneş doğuyor, bak yine batıyor,
İnsanlar ibret almıyor, gaflete düşmüş yatıyor,
Unutma ömür saati geçiyor tık tık atıyor,
Bir varmış bir yokmuş, adı yalancı dünya.
Gayesiz İnsanlar hep gülüp oynuyor,
Gerçeklerden bir haber, umursamadan yatıyor,
Anlayan için gözlerden kanlı yaşlar akıyor,
Bir varmış, bir yokmuş adı Yalancı dünya,
Dün senin de anan baban vardı
Şimdi onların mekanı ıssız mezar
Şu aleme bakınca, içim karardı
Bir varmış, bir yokmuş adı yalancı dünya.
Kimi tok gezer, kimi kuru ekmeğe hasret,
Kimi villarda yaşıyor fakir bilmez hayret,
İnsanlık elden gitmiş, kimse almaz ibret,
Bir varmış, bir yokmuş adı yalan dünya,
Ölüm seni bir gün, sevdiğinden ayırır,
Mahşer kurulur, herkes makamına dağılır,
Unutma, o gün her şeyin karşılığını alır,
Bir varmış bir yokmuş adı, yalancı dünya.


