TAVUS ANA!
Konuklarım ile uzun zamanın ardından ilk kez bende bir bayramı şehir turu ile geçirdim, hani bazen her birimizin yaptığı gibi bayram ve tatili fırsat bilenlerden biriyim çoğunlukla, bu sefer sadece şehir odaklı gezdim bir yabancı gözü ile ne yapılabilir olarak gördüm ve öylede oldu. Hz.Pir meydanı, hani o eski ağaçları olup ta kesilen ve adına Mevlana Meydanı denilen merkez civarı güzeldi, son dönemin en başarılı projesi olarak gördüğüm Panaroma Müzesi adeta bir zaman tüneli gibiydi, arka plana ney sesi eklense daha da aktive edici olabilir naçizane tavsiyemdir.
Meram dünden bu güne hep özel olandır, Ateş Baz, Cem Ali Dedem ve Tavus Ana Sultan! Garip olan her fırsatta dile getirdiğim anlam veremediğim niçin o tabela halen ”TAVUS BABA” olarak takılı? Yıllar değişse de algı aynı demek ki(!) HZ. Mevlana ile tavus kuşu besleyen ve dost hasbihali ettikleri şahısın kadın olması bir gerçek! Nasıl kısır bir döngü bu kadını (tavus baba) diyerek normalleştirmeye çalışmak nedir? Mevlana, döneminde kadınlar ile konuşmuyor muydu? Pek çok bayan öğrencisi dergahında sema eğitimlerini dahi almışken; Fahri Nisa Sultan gibi yine onunda makamı merkezde ziyarete açık bulunmaktadır. Tabelaya takılmadan geçiyorum tam ön planda yapılan otopark şantiyesi umarım bir şehir efsanesidir, çünkü az aşağı bölgede bir otopark varken muazzam bir eserin önü kapatılmaz! Mazeret ne olursa olsun bir başkent her zaman başkenttir. Yapılan işler yıkılmak için değil eser niteliği taşımalıdır…

