BİZ BİRLİKTE TÜRKİYE’YİZ
Bu hafta yaşadıklarımız ile depremin sürpriz olmadığını, bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini kabul ederek işe başlamamız gerektiğinin yeniden ve kalın çizgilerle altını çiziyoruz. Şu etapta ise ‘ yardım faaliyetlerinde başarılı olduk ‘ diye sevinmek, neye göre başarı olduğuna bakmak gerekmekte diye düşünüyorum.
İnsanlar çadır kentte, konteynırlarda…
Bunlar kalıcı yaşam şekli değil. Sadece günübirlik çözümler. Önceki yazıda bahsettiğimiz gibi İyiliğe harcayacağımız parayı, ölmeden önce yeni yapılaşmada kullansak daha iyi olmazmıydı ?
Bireysel olarak da devlet olarak da millet olarak da hep birlikte yeni bir yapılanma yeni bir yaşam şekli yeni bir yaşam alanı oluşturmalıyız. Pandeminin öğretilerini de içine alan tüm tecrübelerimizle sağlam binalara, depreme dayanıklı yapılara ihtiyacımız olduğunu kabul etmeliyiz.
Muhalefete bakıyoruz, altılı masanın sunduğu defne resimde bir adet deprem ülkesi olan Türkiye için eylem planı yok…
İktidara bakıyoruz, olay yerinde koordine sağlayacak, zaman kaybını ortadan kaldıracak yol yöntem yok. Afat Kızılay Ahbap gibi pek çok kurum, kuruluş ve kişiler nice destanlar yazdılar. Hepsini ayrı ayrı yaptıkları iyilik, önce kişiyi bağlayacağı için elbette ki kutluyorum.
İyi kutlanır mı ?
Biz kişileri kutluyoruz, yaptıkları iyiliği değil…
Şimdi yapılacak en hızlı ve önemli şey daha sağlıklı yaşam alanları oluşturmak. Gerçek bir seferberlik diyorsak cruise gemileri olmalı…
Bu gemiler en hızlı şekilde İskenderun Limanı’nda bölgelerdeki depremzede aileleri alıp onlara bir yaşam alanı sunmalı, içinde her türlü imkan sağlanmalı. Bakın kaç gün oldu, henüz banyo yapmayan insanlar var kadınlar var özellikle genç kızların hijyen sorunları var…
El ele verip gündemde gemilerin çok hızlı bir şekilde depremzedelere yaşam alanı olarak tahsis edilmesini sağlamanızın adıdır aslında göreviniz…
Büyük eylem planımız olmalı…
Deprem sonrası bir anda deniz seviyesi yükselebiliyor. Ki İskenderun’da yükselmeye de başladı. Şahsım olarak gölcük depreminde beş katlı binaların saniyeler içinde suyun altında kaldığına şahit oldum.
Göz göre göre felakete sürüklenmeyelim…
ETS gibi bir turizm şirketi sahibi sayın turizm bakanımızın gemilerini afat bölgesine gönderip diğer ülkelerden de benzeri katkı almasını bekliyorum…
Israrla tekrarlıyorum…
Gemi gemi gemi…
En pratik ve sağlıklı çözüm bu. Bakın düne kadar düşmanken yardım eden Yunanistan, Amerika, İspanya. Herkes bir anda seferber oldu. Dünya’nın halen yaşanabilir olduğunu insani duygular bitmemiş diye ümidimizi devam ettirebiliyoruz.
Bu yazıyı okuyan herkes empati yapsın lütfen…
Duş almadan kaç gün kalabiliriz veya hangimiz her gün uyandığımız için güneşi gördüğümüz için hayatta olduğumuz için nefes aldığımız için mutlu olabiliyoruz…
İşte unuttuğumuz temel değerlerimiz tekrar hatırlandı…
Mutluluğumuz, hayallerimiz, birlikte yaşama sevincimiz.
Biz birlikte Türkiyeyiz…
Ve elele, birlikte aşacağız…

