Çok Bulutlu

20°C
Konya

SAVAŞ HİÇBİR ZAMAN BARIŞ GETİRMEZ...

Kayıt Tarihi: 13.03.2022 20:23 - Son Güncelleme: 06.05.2026 17:51
YAZI
A
Savaş Üzerine birkaç söz…
 
“Dünyada barış, insanda iyi niyet olmalı.” Tolstoy
 
İnsanların, hele de masum insanların bombalar altında can verdiği, yerlerinden, yurtlarından edilip, perişan olduğu bir süreçte, savaş üzerine söz söylemenin ne zor olduğunu biliyorum. Ama böyle dönemlerde söylenen sözlerinde daha anlamlı olacağının da farkındayım.
 
Her şeyden önce Rusya’nın Ukrayna’ya yaptığının  bir savaş olmadığının, bir SALDIRI olduğunun altını çizmek istiyorum. Ve bunu benim vicdanımda inancımda kabul etmiyor. Bir insan olarak bunu KINADIĞIMI da altını çizerek belirtmek istiyorum.
 
Benim medeniyetimde “imha yoktur, ihya vardır”. Benim medeniyetimin adı barıştır. Kendinle barış,  Yaradan’ınla barış, doğayla barış, çevreye barış börtü böcekle barıştır...
 
Her şeyin sevgi ile yaratıldığı bilinci ile her şeye sevgi ile bakmaktır. Güçlüden yana değil, dinini ve inancını  sormadan, rengine ve cinsiyetine bakmadan, mazlumdan yana taraf olmaktır. Toprakların değil gönüllerin fethidir. Benim medeniyetimin Peygamberi döneminde yapılan savaşların hepsi, savunma savaşıdır. Mekke topla tüfekle değil gönüllerin fethiyle fethedilmiştir. Savaşlar değil, insanların gönülleri kazanılmıştır...

 

Bunları belirtikten sonra bu bakışın içselleştirmesiyle Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına daha farklı bakabiliriz. Bu saldırı daha önce “adalet üzerine” yazdığım yazıda belirttiğim hususların ne kadar isabetli olduğunu bir daha ortaya koydu. “Dünya beşten büyüktür”  sözünün altını bir daha çizerek bunlara biraz değinmede fayda var. Güce değil, adalete dayanan yeni bir  Dünya sistemine ihtiyaç var. Adalete değil de güce dayalı sistemler, her zaman dünya barışını tehdit etmektedir. Dünya kaynakları ne yazık ki bu sistemde silahlanma ve savaşa ayrılmaktadır. Bu sistem dünyaya barış huzur ve mutluluk getirmiyor.  Anlaşılıyor ki “Corana musibetinde” insanlık gereken dersi almamış, dünyayı tehdit eden açlık ve kıtlık etkisini hissettirirken, ne yazık ki bu süreç dayanışma ile değil çatışmalarla aşılmak istenmektedir. Oysa Corana süreci insanlığa tarihi bir dayanışma fırsatı sunmuştu, bu değerlendirilmedi. Ve bir sabah ekranların başına geçtiğimizde kendimizi bombaların arasında bulduk. Çünkü muzlumun başına yağan bombalar hepimizin başına yağıyordu aslında.

 

Bu saldırın geleceğini, az çok yakın tarihi hatırlayan tahmin edebilirdi. İki kutuplu dünyadan sonra Rusya Gürcistan’a, saldırmış, Kırımı topraklarına katmıştı. Dahası Çeçenistan’ı susturmuştu...
 
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki sorunları çözmeyerek, çözümsüz bırakarak kendisine müdahale alanı yaratmıştı. Merkez ve çevre dış politikasıyla da eski Sovyet sistemindeki devletleri etrafında tutmaya çalışıyordu. Gerek kendi eliyle gerekse de o ülkelerin iç dinamikleriyle eski Amerikan taktiklerine başvurarak kendisinden uzaklaşanları darbe ve benzeri yöntemlerle, iktidarları alaşağı edip, Rusya taraftarlarını iktidara taşıyordu.
 
Rusya bunları yaparken ABD de boş durmuyordu. Eski SSCB nüfus alanlarına nüfuz etmeye çalışıyordu. Irak, Suriye, Afganistan, Libya gibi diğer alanlara ise canının istediği zaman, bazen BM kararlarını kullanarak, bazen de ona gerek duymadan saldırıyordu. Milyonlarca mazlum insanı öldürdükten sonra,  o ülkeleri harabe ettikten sonra, saldırı bahanelerinin yalan olduğu ortaya çıkıyordu.
 
Şimdi sorsam size BM oluşturan 5 büyük gücün en büyükleri olan ABD ve RUSYA ‘dan dünya barışı beklenebilir mi? 
 
Ben beklemiyorum...
 
Benim algım barış içinde olsa, savaşa kapalı...
 
Bu güne kadar barış için yapılan savaşların hiçbiri barış getirmedi. Bundan sonra getireceğini de düşünmüyorum...
 
Ha bu arada, Ruslar Tolstoy’u da anladı mı? 
 
Ben bunu da anladıklarını sanmıyorum...
ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.