Açık

23°C
Konya

“Benim Çocuğum Çok Özel”: Bir Kuşağın En Tatlı Yanılsaması ve Görünmeyen Gerçekler

Kayıt Tarihi: 28.07.2026 19:14 - Son Güncelleme: 29.07.2026 01:37
YAZI
A

Modern ebeveynliğin en zarif, en naif ama bir o kadar da en yaygın cümlesiyle başlayalım:

“Bizimki çok farklı… Çok zeki.”


Elbette öyle.

 Ama küçük bir sır verelim: Hepimizin çocuğu “çok zeki”.


Aslında burada bir çelişki yok; aksine bu durum, insan yavrusunun doğasına dair oldukça güçlü bir gerçeği işaret ediyor. Her çocuk, doğduğu andan itibaren çevresiyle kurduğu ilişkiyi anlamlandırmaya çalışan, adaptasyon becerileri son derece gelişmiş, öğrenmeye programlı bir varlık. Yani mesele, zekânın olup olmaması değil; o zekânın hangi yollarla kendini ifade ettiğidir.

Fakat işte tam bu noktada ebeveyn algısı ile 


çocuğun davranış repertuarı arasında görünmez bir pazarlık başlar.


───

Davranışın Alt Metni: Çocuk Ne Söylüyor?

Bir çocuk ilgi görmediğinde yaramazlık yapıyorsa, bu bir “problem” değil, son derece işlevsel bir öğrenme çıktısıdır. Çünkü çocuk şunu keşfetmiştir:

“Sessiz ve uslu olduğumda görünmezim, ama ortalığı karıştırdığımda herkes benimle ilgileniyor.”

Bu noktada yaramazlık, bir karakter özelliği değil; öğrenilmiş bir iletişim stratejisidir.


Benzer şekilde, sorumluluklarını eksiksiz yerine getiren ama takdir görmeyen bir çocuk, zamanla şu çıkarımı yapabilir:

“Doğru yaptıklarım görünmüyor, ama yanlış 


yaptığımda herkes benimle ilgileniyor.”

Sonuç?

 Daha fazla “yanlış” davranış.


Çünkü insan zihni ödül odaklı çalışır. Ödül, her zaman alkış değildir; bazen ilgi, bazen müdahale, bazen de sadece fark edilmek yeterlidir.


───

Aileyi “Cezalandıran” Çocuk Gerçekten Ne Yapıyor?

Birçok ebeveynin zorlandığı bir başka durum ise çocuğun istekleri karşılanmadığında sergilediği yoğun tepkilerdir. Ağlama krizleri, inatlaşma, geri çekilme veya agresyon…


Bu davranışlar çoğu zaman “şımarıklık” olarak etiketlenir.

 Oysa daha derin bir perspektiften bakıldığında, 


bu bir öğrenme döngüsüdür:

Çocuk şunu test eder;

“Ne kadar zorlarım?”


Ve eğer sonunda istediğine ulaşıyorsa, şu sonuca varır:

“Yeterince ısrar edersem dünya bana istediğimi verir.”


Bu noktada çocuk aileyi cezalandırmıyor; aslında davranışlarının sonuçlarını analiz ediyor ve strateji geliştiriyor. Yani yine zekâ devrede.


───

Savunma Mekanizmaları: Küçük Beden, Büyük Zihin

Çocuklar yalnızca öğrenmez, aynı zamanda kendilerini korumayı da öğrenirler.


• İlgi görmeyen çocuk → dikkat çekici davranışlar geliştirir

• Sürekli eleştirilen çocuk → mükemmeliyetçiliğe ya da tamamen vazgeçişe kayar

• Duyguları yok sayılan çocuk → duygularını bastırır ya da abartarak ifade eder

• Koşullu sevgi gören çocuk → “yeterince iyi olursam sevilirim” inancını geliştirir

Bunların hiçbiri tesadüf değildir. Her biri, çocuğun çevresine verdiği zekice bir yanıttır.

Dolayısıyla “bizimki çok zeki” cümlesi aslında doğru, ancak eksiktir.

 Doğru olan: Çocuk gerçekten zekidir.

 Eksik olan: Bu zekânın hangi deneyimlerle şekillendiğini görememektir.


───


Ebeveynlikte En Büyük Yanılgı: Davranışı Düzeltmek

Ebeveynlerin büyük bir kısmı davranışı düzeltmeye odaklanır.


 Oysa davranış, buzdağının görünen kısmıdır.

Asıl soru şudur:

“Bu davranış ne işe yarıyor?”


Çünkü hiçbir çocuk sebepsiz yere davranmaz.

 Her davranışın bir kazancı vardır.

Ve çocuk, işe yarayan davranışı tekrar eder.


───

Gerçek Zekâ Nerede Başlar?

Gerçek zekâ, çocuğun ne kadar hızlı okuduğu ya da kaç yaşında İngilizce konuşmaya başladığı değildir.

Gerçek zekâ;


• Duygularını tanıyabilmek,

• İhtiyaçlarını sağlıklı ifade edebilmek,

• Sınırlarla baş edebilmek,

• Değerli olduğunu hissetmekle gelişir.

Yani mesele “özel çocuk” yetiştirmek değil,

kendini değerli hisseden çocuk yetiştirmektir.


───

Ve Gerçek Takdir…

Tüm bu ebeveynlik hikâyelerinin ortasında, bir de gerçekten görünür emeğin olduğu bir alan var.


Her gün disiplinle çalışan, birlikte hareket etmeyi öğrenen, yenilgiyi de zaferi de taşıyabilen genç kadınlar…


Milli voleybol takımımızın o güçlü, zarif ve kararlı kızları.


Onlar bize sadece başarıyı değil; emeğin, sabrın ve takım olabilmenin ne demek olduğunu hatırlatıyor.


Bu yüzden bu haftanın gerçek takdiri;

 “Benim çocuğum çok zeki” cümlesinin ötesine geçip, 

emekle, disiplinle ve inançla var olan o genç kadınlara…


İyi ki varsınız.

Sadece kazandığınız için değil, nasıl kazandığınızı gösterdiğiniz için.????


───


Sosyolog | yazar✍️

Çocuklukta şekillenen davranış kalıpları ve yetişkin ilişkilerinin görünmeyen kodları üzerine..


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

İremsu Üçok

İremsu Üçok

Yazarın Diğer Yazıları