ÜLKE HEPİMİZİN
Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Ekonomik olarak tüm ülke insanının belini bükecek günler yaşıyoruz. Zam haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Ücretli çalışan yaklaşık elli yıl öncesine gitmiş durumdayız. Ancak farklı ve sıkıntılı olan kısım hayatiyetimizi devam ettirebileceğimiz ‘ Temel Gıda maddeleri ‘ elli yıl öncesi gibi alınabilir değil artık.
Yılda bir kez zam alan işçi, memur, emekli her gün akaryakıt ve ondan kaynaklı zamlarla uyanmaya alıştı…
Son ayın verilerine şöyle bir baktığımızda ne demek istediğimi çok daha iyi anlayabileceğiz…
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nisan ayına ait enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre nisan ayında enflasyon bir önceki aya göre yüzde 7,25, yıllık bazda ise yüzde 69,97’lik bir artışla son 20 yılın zirvesine ulaştı. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise nisan ayı enflasyonunu yüzde 8,68, yıllık enflasyonu ise yüzde 156,86 olarak açıkladı.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2022 yılı Nisan ayında artışın yüksek olduğu ana grup yüzde 13,38 ile gıda ve alkolsüz içecekler ana grubu oldu. Gıda ve alkolsüz içecekler yıllık artış oranı yüzde 89,10 olarak açıklandı. Nisan ayında fiyatı bir önceki aya göre en çok yükselen beş ürünün beşinin de temel gıda malzemeleri olması dikkat çekti.
Nisan ayının zam şampiyonu % 69.30 ile kuru soğan olurken onu % 45 ile kıvırcık marul, % 42 ile domates, % 41 ile patates ve % 38 ile toz şeker izledi.
Hükümetin her yılın başında ve ortasında düzenli olarak gerçekleştirdiği vergi ve fiyat artışları bu yıl öne çekildi. Bu çerçevede Alkollü içeceklere ve tekel ürünlerine de zam gelmiş oldu. karar Cuma günü resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi…
Z kuşağı dışında hepimiz elli yıl öncesini ya yaşamışızdır, ya da bilgimiz vardır…
Araba sahibi olmak, arabayla seyahat etmek lüks, ev sahibi olmak ise emekli ikramiyesine aile katkısı ile mümkün idi…
Sahil otellerinde tatil yapmak lüks, yılda bir iki kez yapılan mangal bayram havasındaydı…
Marketler lüks, semt pazarları maaş tarihlerine endeksliydi…
Ama bulgur, pirinç, papates, soğan, yağ, şeker gibi karnımızı doyurabileceğimiz o yüzden adına ‘ Temel Gıda Maddesi ‘ denen ürünler alınabilir fiyatlardaydı…
Zamlar temelimizi sarsmaya başladı artık…
Eskiden dar bütçeli insanlarımızın ulaşabileceği ve kiralayabileceği yerler mevcut idi. Kentsel dönüşüm sonrası iki bin liranın altında kiralık daire bulmak neredeyse imkansız hale geldi…
Ülkemizde yaklaşık on milyon kişinin net ‘ 4 bin 253 lira ‘ asgari ücret ile 4 milyon kişinin asgari ücretinde altında 2 milyon kişinin 1.500 ve altında maaş aldığını ve yaklaşık 4 milyon kişinin ise işsiz olduğunu düşündüğümüzde felakete doğru sürüklendiğimizi söylemek sanırım kahinlik olmaz.
İki yıla yakın devam eden pandemi sürecini ‘ Ataerkil ‘ aile yapısı sayesinde atlatabilmişken ardından gelen bu zor ekonomik süreç hepimizin belini bükmekten de öteye doğru gidiyor. Özellikle hayatiyetimizin olmazsa olmazı temel gıdalarda önlem alınması kaçınılmaz hale gelirken aksi bir durumda sosyal patlamanın önüne geçemeyeceğimiz aşikar…
Ek zam tartışmalarının yapıldığı bugünlerde tüm gelişmeler doğru analiz edilmeli kararlar sadece TUİK’in değil araştırma şirketlerinin de verilerine bakılarak, sivil toplum kuruluşlarınında içinde bulunduğu konsersiyum görüşleri ışığında, toplumsal mutabakat ile alınmalıdır.
Ülke hepimizin. Çıkarsak da hepimizin, batarsak da hepimizin…
O yüzden düşünürken de konuşurken de Ülke için yapalım…

