NUR TOPU GİBİ BİR KRİZİMİZ DAHA OLDU
Ülke olarak oldum olası krizleri seviyoruz. Ekonomide, siyasette, yaşamda, özel hayatta en iyi yaptığımız ve vazgeçemediğimiz şey ‘ kriz yönetimi ‘. Son olarak futbolda da nur topu gibi bir krizimiz oldu. Rezerv Lig…
Yeni bir şey değil aslında. Dönem dönem Türk futbolunu yönetenler yeniden yapılanma adı altında ‘ Amerika’yı yeniden keşfe ‘ çıkıp farklı icatlarla çıkmışlardı sahneye. Ama hiçbir zaman da hayata geçirememişlerdi icatlarını. Zaten ne kadar doğru yönettikleri de UEFA Uluslar liginde bir alt kümeye düşerek Lüksemburg, Litvanya ve Faroe Adaları ile mücadele etmek zorunda olmamızla gözler önüne serilmiş oldu.
İşin üzücü tarafı bu takımları yendik diye sevindik bi de…
Kuntz bu takımları yenen takımın başında olduğu için en iyi istatistikleri yakalamış, en başarılı Milli Takımlar Teknik Direktörü olarak Türk Futbol tarihine geçti…
İşte futbolumuzu bu hale düşürenler şimdi de rezerv lig kurma kararı aldılar. Hem de bu sezon. Yani takımlar 35 kişilik kadro kuracaklar. Süper lig ile aynı gün aynı takımlarla rezerv takımı da karşılaşacak. Bu takım da tercih edilen futbolcu bir sonraki hafta ‘ A ‘ takımda forma giyebilecek.
Allah aşkına bu kararı alırken hiç mi takımlarımızın ekonomik durumunu incelemediniz…
Hangi takımın kaç para borcu var, nasıl çevirmeye çalışıyorlar hiç mi bakmadınız. Bir takımın kurulum maliyeti nedir hiç mi sormadınız…?
Tesislerimiz ne kadar bu uygulamaya cevap verebilir hiç mi araştırmadınız…?
Rekabet yaratacak, şans verilemeyen futbolcuları oynatma şansı yakalanacakmış. Yahu asgari bir takım 24-25 kişiden oluşuyor. Yani her mevkide iki sporcu bulunduruyorsunuz ve rekabet içindeler. Alt liglerde pilot takımlar var. Gelecek vaden futbolcular bu ligde pişirilmeye çalışılıyor zaten…
Temsilcimiz Konyaspor başta olmak üzere 8-9 takım hemen isyan bayrağını kaldırdı. Kısa süre içerisinde bu sayı daha da artacaktır. Çünkü ne tesis ve alt yapımız, ne de kulüp ekonomik yapımız buna uygun değil. Hele İlhan Hoca ve onun gibi ‘ dar kadro ‘ ile çalışmayı ve ligi götürmeyi seven Teknik Direktörlerin olduğu ülkede imkansız.
Kriz çıkartıp ben yaptım oldu mantığı ile hareket eden Türkiye Futbol Federasyonu kulüplere yeni para harcama yolları değil, yeni gelir kapıları açmalı. Külfet yerine yeni kaynak imkanları bulmalı. Sorun çıkartan değil, sorun çözen olmalı…
İşte o zaman hem kulüplerimiz dünya ile rekabet edebilir hale gelir…
İşte o zaman Milli takımımız C ligini, Lükssmburg’u, Litvanya’yı konuşmaz. Almanya’yı, Brezilya’yı Dünya Şampiyonasını konuşuruz…

