Çok Bulutlu

17°C
Konya

EŞEKLİK BAKİ KALIR

Kayıt Tarihi: 04.07.2021 12:40 - Son Güncelleme: 24.04.2026 06:24
YAZI
A

Bildiğiniz gibi uzunca süredir spor yazıyorum sön denemde. Hem içimizde ki Konyaspor sevdası, hem de etliye sütlüye dokunmamak adına yeşil beyazdı satırlarımız. Lakin geçen hafta yaşadıklarımız eskiye dönmemiz gerektiğini yaşatarak gösterdi bize.

Allah başımızdan eksik etmesin, 87 yaşında ki anam üç kez operasyon geçirdi, son iki yıl içerisinde. Sabah namazına kalktığı esnada düşüp kırdığı kalçası hep sorun yarattı kendisine. Onun acıları içimizi sızlattı sürekli. Üç ameliyatı da Meram Tıp Fakültesinde, çok da başarılı bir şekilde gerçekleştirildi, çok şükür.

Yaşının da etkisiyle, kemik erimesi neticesinde protezi yerinden oynayınca eski acılarını tekrar yaşamaya başladı. Anamla birlikte ailecek biz de tabi. Pandemi sürecinde yaşadığımız korkular ile ne kadar ertelesek de dinmeyen acılar, aşılarla Covit riskinin azalması ile tekrar hastahanenin yolunu tuttuk. Daha öncekilerde olduğu gibi de hiç kimseyi de aramadan, bir kimlik, bir etiket kullanma gereği duymadan. Aracılarla hak gaspı yapıp kul hakkına girmeden…

Cuma günü yapılan tetkikler sonrasında gerekli uyarılar ve istişare sonrasında, verilen proğram gereği pazar günü yatış yapıp ameliyatı beklemeye başladık. Yaşayanlar bilir, yemek içmek yasak...

Saat 14.50 doktor’un beyanı yoğun bakım boşalmadı, ameliyat ertelendi…

87 yaşında aç ve susuz beklidi!!!

Yapacak bir şey yok…

Anamın karnını doyurduk ve aynı süreci tekrar beklemeye başladık. Ertesi gün aynı senaryo aç susuz ve acılı bekleyiş, final aynı. Bu kez doktor da değil asistan ve lakayt bir dille. Derdimizi anlatmaya çalışıyoruz, aldığımız cevap daha da saygısızca. Ben size ‘’ Farazi buyrun dinliyorum dedim ‘’ farazi asistan…

Biz anamın karnını doyurma telaşındayken odaya Farazi asistanın doktoru gelip, postayı koyup gidiyor. Celallenmiş ‘’ benim asistanıma laga luga yapamazsınız, hatır gönül için sizden para da almadım, ameliyatınızı yapmıyorum ‘’ haydaaa…

Odasında bulamayıp çay ocağında bardak yıkarken yakaladığımız A.F.K.’e çok da sakin sorduk. Para falan istemedin benden, olayda böyle oldu. Laga luga nedir izah eder misiniz diye. Doktorun celali geçmemiş, yükseldikçe yükseldi en son karşısında ki bayana ‘’ lan ‘’ diyecek kadar. Sonra ben ortaya dedim diye kıvırıp, daha sonra da lan hakaret değil ki diyecek kadar…

Bundan sonra onun isminin başına ‘‘ Dr ‘’ yerine ‘’ lan ‘’ yazacağım, onu gördükçe ‘’ Lan ‘’ diye hitap edeceğim. Hatta onun fikri olarak Sağlık Bakanımıza da teklif götüreceğim…

Sabır çekip, derdimiz anamızın acısı, ama yapılan terbiyesizliğin de karşılığı olmalı deyip şikayetçi olurken, dosya elimize veriliyor taburcusunuz…

87 yaşında Kadın acı çekiyor, çare. Çare bizde değil başka hastahane…

Bir tek hakaret, bir kötü söz dahi söylememiş üstüne üstlük hakarete uğramış acıları da devam eden vatandaş…

Vatandaş anlatıp haber yapar mısınız ? dese inanmak da zorlanabilirdim, ama yaşadım. Şiddeti hiçbir şekilde tasvip etmem ama bu kötü davranışı yapanların psikolojilerini çok iyi anladım…

Bu arada olayı duyduktan sonra çözüm üretmek için çabalayan iyi niyetinden hiç şüphe duymadığım ama hastahane’de bir neticeye varamayan Necmettin Erbakan Üniversitesi Genel Sekreteri’nin hakkını teslim etmek istiyorum. 

Yorum bile yapmadan Atalarımızın güzel bir sözünü hatırmatmak istiyorum.

 ‘’ Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. Diploma insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik baki kalır ‘’ 

   

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Necati Batı

Necati Batı

Yazarın Diğer Yazıları