AŞI ACITMAZ
Geçtiğimiz hafta Pandora’nın kutusu açıldı, istemeyerek de olsa ucu bize dokununca gündeme döndük, gündem de devam edeceğiz. Tabi lüzum ettiğinde ve yoğun haftalarda yeşil beyaz sevdamız Konyaspor’u da değerlendireceğiz, yazacağız.
Malum geçen hafta Annemizin rahatsızlığı sonrasında Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastahanesinde yaşadığımız olumsuzlukları dile getirmiş burada ki Akedemisyen Doktor A.F.K’in yaptığı terbiyesizliği dile getirmiştik. Hafta içerisinde de hastahane ve doktor arayışımız devam etti. Sağolsunlar, sevenlerimiz dostlarımız seferber olmuşlar. Arayan soran, yardım etmek isteyen, yol gösteren…
Konu ile uzaktan ya da yakından alakalı olanların ortak bir görüşü var, akedemisyen doktorlar biraz öyle oluyorlar…
Eminim ki bu tamamını teşmil etmiyor. Okumuş akademik kariyer yapmış, yanına doktorluğu layıkıyla koymuş adam gibi adam bir sürü tanıdığım var…
Lakin sağlıkçısından gazetecisine, vatandaşın ortak kanaatte buluşması, genel şikayetinin bir olması da dikkate değer diye düşünüyorum. Herkes işini iyi yapmalı, doğru dürüst ahlaklı bir şekilde yapmalı. Kişinin her türlü özgürlüğü bir düğer bireyin kişisel haklarıyla sınırlıdır, bu hiçbir zaman unutulmamalı. Ve genel kural olarak akıllara kazınmalı.
Allah başımızdan eksik etmesin, Annemin durumunu merak edenler için de şunu söyleyebilirim. Sayın sağlık Müdürümüzün talimatlarıyla basın Müdürümüzün kontrolünde devam ediyor. Kendilerine hassasiyetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.
Gündem demişken hepimizin unuttuğu bir konuyu dile getirmeden geçemeyeceğim. Bildiğiniz gibi çok uzun çok sıkıcı bizde ciddi ruhsal ve ekonomik hasarlar bırakan günler geçirdik. Covit-19 salgını nedeniyle uzun yasaklı günler geçirdik. Çok şükür yaklaşık bir buçuk yıl süren pandemi sürecini atlatarak normalleşme sürecine girdik. Ama klasik hastalığımız hemen nüksetti ve hemen unuttuk. O kötü günleri yaşayanlar bizler değiliz sanki…
Dolmuşlar otobüsler tıklım tıklım, sıralarda dip dipeyiz, parklar, bahçeler bunalmışlığın etkisiyle tıka basa. Alışveriş merkezleri, kafeler, dükkanlar iğne atsan yere düşmez. Maskeler çoktan atılmış. Yan masanın ikramı tekrar başladı…
Salgını atlatmadık daha…
Uyardığınızda aldığınız cevap korkusuzluğumuza yakışır türden, ‘ Bişey olmaz, geçti ‘
Daha hiçbir şey geçmedi…
Yasakların kalkmış olması hiç birimizi gevşetmemeli. Maske, mesafe ve temizlik bundan sonra ki yaşantımızda olmazsa olmazı. Buna uymalı uymayanları uyarmalıyız. Ekonomik kayıplarımız şöyle dursun, bir çok yakınımızı, akrabamızı eşimizi dostumuzu daha dün bu hastalıktan kaybettik. Hergün yeni varyantları duyuyoruz. Allah aşkına Türkün korkusuzluğunu burada ispata uğraşmayalım…
Bu ‘ gavurun ‘ oyunu diyerek aşı olmaktan kaçmayalım. ‘ Gavur ‘ bir çok şeyi içimize seve seve hissettirmeden sokuyor zaten. Bir şeyler enjekte etmek için bu aşıya hiç ihtiyacı yok, buna emin olun. Kendi ve çevremizin sağlığını düşünün ve biran evvel aşı olun. Aşı acıtmaz, ama aşı olmazsanız çok canınız yanabilir.
Her şeyin başı sağlık.
Kalın sağlıcakla…

