"Bir Harf, Tek Aşk"

Kayıt Tarihi: 06.01.2025 19:19 - Son Güncelleme: 20.09.2026 05:57
YAZI
A

"Bazı isimler vardır, sadece bir şairin adı olmaktan çıkar; bir ruhun, bir dönemin, hatta bir milletin duygu haritasına dönüşür. Cemal Süreya, Türk edebiyatının o eşsiz kalemi, işte böyle bir isimdir. Onun şiirlerinde, kelimeler yalnızca anlam taşımaz; birer mektuba, bir dokunuşa, bir nefese dönüşür. Her dizesi, içimizi titretir, bizi yitirdiğimiz bir masalın içine çeker. 'Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz' dediğinde, yalnızlığına bile hayran kalırız. Cemal Süreya, yüreğimizin en güzel köşesinde büyümeye devam ediyor. Bugün, onun o ölümsüz mısralarına bir kez daha dokunalım…"


Edebiyatımızın eşsiz kalemi, şiirin usta ismi Cemal Süreya, 9 Ocak 1990'da aramızdan ayrılarak geride özlemle anılacak derin bir boşluk bırakmıştır.

Onun adı, Türk şiirinde aşkı, tutkuyu ve insanın derin duygu dünyasını en incelikli şekilde anlatan dizelerle özdeşleşmiştir.


Süreya’nın hayatında en az şiirleri kadar dikkat çeken bir detay, soyadındaki "y" harfinin kaybolma hikâyesidir. Aşka dair tutuşulan bir iddia sonucu "y" harfinden vazgeçmiştir. Cemal Süreya ve Sezai Karakoç üniversitede sınıf arkadaşıdır ve ikisi de Muazzez Akkaya adlı kadına âşık olurlar. Kadına olan aşklarını birbirlerine anlatırlar. Yazdıkları şiirleri birbirlerine okurlar. Aralarında kadını elde etme üzerine bir iddiaya girerler. Kadını elde edemeyen fiziksel ve bedensel olmasa da ömür boyu taşıyacağı bir şeyle cezalandırılacaktır. İddiayı Cemal Süreyya kazanırsa Sezai Karakoç’un ismi Sezai Karkoç olarak değişecek, Sezai Karakoç kazanırsa Cemal Süreyya’nın isminden bir "y" harfi çıkacak ve Cemal Süreya olacaktır. İddiayı Sezai Karakoç kazanır ve Cemal Süreyya’nın isminden bir "y" harfi atılır. İddia üzerine Muazzez Akkaya başka sorunların da etkisiyle Geyve’ye geri döner. Bu duruma çok üzülen Sezai Karakoç Monna Rosa adlı şiirini yazar...

Kanadı kırık kuş merhamet ister; Ah, senin yüzünden kana batacak, Monna Rosa, siyah güller, ak güller!


Şairin edebiyat dünyasına unutulmaz bir iz bıraktığı "Üvercinka" ise hem ilk şiir kitabının adı hem de onun en büyük aşk hikâyelerinden birinin sembolüdür. Peki, bu gizemli sözcüğün anlamı nedir? Kimi, "güvercin" kelimesinden türetildiğini söyler; kimi de "güvercin kanadı"ndan. Ancak kesin olan şu ki, bu kelime, Cemal Süreya'nın edebî zarafetini ve dil üzerindeki hakimiyetini kanıtlayan bir işarettir.


1950'lerin sonunda "Üvercinka" adlı şiiriyle büyük bir yankı uyandıran Süreya, henüz 27 yaşında yayımladığı ilk kitabıyla modern Türk şiirinin en önemli akımlarından İkinci Yeni’nin öncülerinden biri oldu. Kendi deyimiyle, Üvercinka, onun "ilk göz ağrısıydı". Şiirlerindeki yoğun imgeler ve derin duygu geçişleri, onun adını Türk edebiyatında ölümsüzleştirdi.


Belki de Cemal Süreya'nın dizelerindeki o eşsiz melankoliyi en iyi anlatan şu mısra:

"Bir mısra daha söylesek, sanki her şey düzelecek… "dizesi, sadece bir şairin değil, hepimizin ortak çığlığı…


Ben senin,sevgilin,eşin,baban,

ağabeyin,arkadaşınım.

Biri bitse biri kalır,

Seni hiç birakmayacağım.


Cemal Süreya

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

M****t

08.01.2025 16:02

Ağzınıza kaleminize sağlık.