Çok Bulutlu

19°C
Konya

Konya için tehlike çanları çalmaya başladı: Sorun git gide büyüyor!

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı son Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirerek Türkiye’nin pek çok bölgesinde kuraklığın artık dönemsel bir sorun olmaktan çıkıp kalıcı bir risk haline geldiğini açıkladı. Kadıoğlu’nun yorumlarına göre özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu’da alarm veren bir tablo bulunuyor.
Konya için tehlike çanları çalmaya başladı: Sorun git gide büyüyor!
Kayıt Tarihi: 25.11.2025 15:04 - Son Güncelleme: 07.05.2026 09:06
YAZI
A

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı son Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) haritalarını değerlendirerek Türkiye’nin pek çok bölgesinde kuraklığın artık dönemsel bir sorun olmaktan çıkıp kalıcı bir risk haline geldiğini açıkladı. Kadıoğlu’nun yorumlarına göre özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu’da alarm veren bir tablo bulunuyor.

MGM’nin ekim ayı SPI haritalarının 12 ve 24 aylık verilerini inceleyen Kadıoğlu, Konya ve Kayseri’nin hem kısa hem uzun vadede kuraklık eğiliminin kesintisiz şekilde arttığını, bu illerin “çok şiddetli kuraklık” kategorisine yerleştiğini söyledi. Uzman isme göre bu durum, bölgenin artık kronik bir su sorunuyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.


TÜRKİYE’NİN KURAKLIK HARİTASINDA ÇARPICI AYRIŞMA

Kadıoğlu, SPI periyotlarının kuraklığın farklı boyutlarını ortaya koyduğunu belirterek özellikle uzun vadeli haritaların tehlikenin gerçek ölçeğini gösterdiğini ifade etti.

İstanbul, kısa vadede nemli görünse de uzun vadede şiddetli kuraklığa doğru ilerliyor.

Ankara, 3 aylık periyotta normal görünürken 24 aylık periyotta “çok şiddetli kurak” sınıfına yükseliyor.

İzmir, Bursa ve Akdeniz kuşağı, nemli koşullardan hızla şiddetli ve olağanüstü kuraklığa geçiş gösteriyor.

Adana ve Antalya, zaman zaman “olağanüstü kurak” bandına çıkıyor.

Samsun ve Trabzon, kısa vadede nemli olsa da uzun vadede hafif kuraklığa dönüyor.

Erzurum’da ise nemli tablo giderek kayboluyor ve bölge orta kurak sınıfına geriliyor.

Gaziantep ve Diyarbakır, neredeyse tüm zaman ölçeklerinde şiddetli kuraklık sınırında kalarak Güneydoğu’nun su stresini en yoğun yaşayan illeri oluyor.

“KRİTİK SU YÖNETİMİ EŞİĞİNDEYİZ”

Haritaların 9, 12 ve 24 aylık değerlendirmelerinin özellikle tarım ve su yönetimi açısından uyarıcı nitelikte olduğunu vurgulayan Kadıoğlu şu değerlendirmelerde bulundu:

9 aylık periyot: Merkezi ve güney bölgelerde su rezervlerinde belirgin düşüşler yaşanıyor.

12 aylık periyot: Kısa vadeli etkiler kalıcı hale dönüşüyor; İç Anadolu’nun büyük bölümü ile Ege ve Akdeniz’in geniş kısmında “olağanüstü kuraklık” baskın hale geliyor.

24 aylık periyot: Türkiye’nin uzun süreli su baskısı netleşiyor; Ankara’nın batısından Eskişehir ve İç Ege’ye uzanan şerit “kalıcı olağanüstü kuraklık” çemberine giriyor. Güneydoğu Anadolu’da ise şiddetli kuraklık artık kronikleşmiş durumda.


“KURAKLIK DAHA SIK VE DAHA YOĞUN YAŞANIYOR”

Kadıoğlu, iklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkilerinin artık çok daha belirgin hale geldiğini belirterek güney ve iç bölgelerde kuraklık baskısının ciddi boyutlara ulaştığını söyledi. Kuzey ve doğu bölgelerinde koşullar daha iyi görünse de uzun vadeli haritaların ülke çapında kalıcı bir su sorununun işaretlerini verdiğini ifade etti.

Prof. Dr. Kadıoğlu son olarak, su yönetimi politikalarının güçlendirilmesinin artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi:

“Kuraklık Türkiye’de süreklilik kazandı. Bu nedenle su yönetimi stratejilerinin çok daha kararlı ve güçlü şekilde uygulanması kritik önem taşıyor.”


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler