Dr. Cemil Paslı: Sözcükler İnsanın Kanatlarıdır

Konfüçyüs’e, “Ülkenin bütün yönetimi sana bırakılsaydı ilk iş olarak ne yapardın?” diye sorulduğunda,
“Hiç kuşkusuz dili gözden geçirmekte, dili düzeltmekle işe başlardım” der.
“Niçin dil?” diye sorulduğunda ise,
“Dil düzgün olmayınca söylenen söylenmek istenen değildir, söylenen söylenmek istenen olmayınca yapılması gereken yapılmadan kalır, yapılması gereken yapılmadan kalınca törelerle sanatlar geriler, törelerle sanatlar gerileyince de adalet yoldan çıkar. Adalet yoldan çıkınca halk çaresizlik içinde kalır. Bu sebeple söylenmesi gereken başıboş bırakılamaz. Onun için dil her şeyden önemlidir.”
Rabbimizle, eşimizle, çocuklarımızla ve halka halka açılan insan topluluklarıyla, fert fert ya da toplu olarak kurduğumuz iletişimde en çok üzerinde durmamız gereken “dil”dir.
Zira bu ilişkilerin yönetilmesinde en belirleyici unsur “dil”dir.
Babamız Hz. Âdem (a.s.)’in halifelik misyonunda kendisine, dolayısıyla bize de verilen en önemli değer eşyanın hakikatine vukufiyeti yani esmanın öğretilmesidir.
İyi bir iletişim için kişi kullandığı bütün kelimelerin gerçekten neye işaret ettiğini, hangi manaya geldiğini etrafını cami, ağyarını mani şekliyle bilmelidir.
Doğru iletişim için önce ses ve kelimelerin yerli yerince kullanılmasıyla başlar.
“Dil ağzımda annemin sütüdür.” Yahya Kemal Beyatlı
“Dil insanın evidir. “Martin Heidegger
“Dil aklın aynasıdır.” G.W.Leibniz
Dilimiz; akıl, vicdan ve gönlümüzden geçenlere tercüman olamıyorsa, kurduğumuz cümle ile yaşantımız örtüşmüyorsa ilişkilerde problem yaşayacağımız kesindir.
Zygmunt Bauman, “İlişkilerin yenilgisi, genellikle iletişim yenilgisidir” der.
İlişkilerde yenilgi yaşamak istemiyorsak ilk dikkat etmemiz gereken konu iletişim, iletişim de dikkat edeceğimiz ilk hususta kullandığımız dildir.
Eğitimin ilk adımı ana dilin kazanım sürecidir.
Çocukların ailede başlayan okulda devam eden eğitim sürecinde edindikleri bilgi ve beceriler, zihinlerini şekillendiren sözcük ve kavramlar yaşamlar boyunca her anlamda hayatlarını etkileyen ve şekillendiren bir süreçtir.
Başta eğitimin kalitesi olmak üzere hayatın bütün taraflarını etkilediği için dilin üzerinde yükseldiği “sözcük kullanım zenginliği” hayati önemdedir.
Bu sebeple eğitimde geçmiş ve gelecek dengesinin gözetilmesi, güncel ve günün şartlarına uygun olmanın yanında geleceğe yönelik ihtiyaçlarında dikkate alındığı zengin bir müfredatla çocuklarımızı eğitmemiz ehemmiyetlidir.
Ankara Üniversitesi TÖMER Dil Öğretim Merkezi'nin yaptığı bir araştırma, Türkiye'de ilköğretimin ilk beş sınıfında okutulan ders kitaplarının, ileri ülkelerde okutulan ders kitaplarına oranla çok daha düşük sayıda sözcük ve kavram içerdiğini belirlemiştir.
Ders kitaplarının sözcük ve kavram sayıları bakımından dünyayla karşılaştırıldığı bir araştırmada, Türkiye'deki ders kitaplarında 7 bin 260 adet sözcük ve kavram kullanıldığı belirtilirken;
ABD kitaplarında bu rakamın 71 bin 681, Almanya'da 70 bin 400, Japonya'da 44 bin 224, İtalya'da 31 bin 762, Fransa'da 30 bin 193, Suudi Arabistan'da 13 bin 579 adet olduğu belirtildi. İngilizler ve Almanlar, okul öncesi çocuklarına 2.000 kelime, 7-12 yaş grubundaki çocuklarına en az 5.000 kelime öğretmeyi hedeflemektedirler. Bir insanın günlük hayatında azami 3000 kelime kullandığını kültürlü bir insanın kelime dağarcığında yaklaşık olarak 22.000-27.000 kelime bulundurması ve kullanması gerektiğini; kendini yetiştirmiş bir insanın ise 40.000 kelime bilmesi gerektiğini tespit etmişler ve eğitimde hedef göstermişlerdir.( Karakuş, 2000, 128)
İlköğretim 5. sınıf öğrencileri üzerine yapılan bir başka araştırmada ortalama 7198 kelime kullanmışlardır. Bu kelimelerin 6168’i tekrarlanan kelime iken ancak 1030’u farklı kelime olarak kullanabilmişler. Bu durumda 5. sınıf öğrencilerinin sözlü anlatımda aktif kelime serveti yaklaşık olarak 1223’tür. 11. sınıf öğrencileri, ortalama 11461 kelime kullanmışlardır. Bu kelimelerin 9922’si tekrarlanan kelime 1539’u farklı kelimedir. Bu durumda 11. sınıf öğrencilerinin sözlü anlatımda aktif kelime serveti ise yaklaşık olarak 1539 olduğu anlaşılmaktadır. (Ünsal, 2005,64-65)
“Kamus namustur” sözüyle sözcüklerin gücüne ve önemine dikkat çekmişti merhum Cemil Meriç.
Sözcükler toplumu bir bünye gibi düşündüğünüzde; “hücre” gibidir.
O bünyeye giren her hücrenin/sözcüğün toplumun bağışıklık sistemi mesabesinde olan milli kültür süzgecinden geçirilmesi gerekiyor.
Aksi takdirde; bünyeye giren her yabancı hücre hızla çoğalarak ve metastaz yaparak kansere yol açabilir.
Beyne ve kalbe düşecek her sözcüğün insanın ana vatanı ve sürekli yaşatacak olan çocuğun kimyasını şekillendireceği bilgi ve şuuruyla önce anne-babalar sonra öğretmenler aşırı hassas ve titiz olmalı.
Ders kitapları, eğitim videoları, slayt ve benzer eğitim materyalleri “kamus namustur” hassasiyetiyle gözden geçirilmeli ve kemoterapi ve immünoterapi yöntemleriyle bünye gayri milli unsurlardan temizlenmelidir.
Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle (1958-1969) önüne gelen her kanun metni, kararname, tüzük v.b. yasal metinlerin kültür bakanı tarafından incelenmesini ve bakanın mutlaka parafının olmasını istemişti.
Yakın çalışma ekibinden şöyle talepler gelmişti:
“Efendim zaman kaybediyoruz; bazı metinler var ki kültür ile ilgisi yok. En azından onları direkt size sunalım.”
Bu yaklaşıma şöyle karşılık vermişti:
“Her şeyin bir şekilde milli kültürümüzle bağlantısı vardır. Hiçbir şey Fransız kültüründen tamamen bağımsız olamaz.”
Anne-babaları; bebekleri anne karnına düştükleri andan itibaren;
Öğretmenleri ise; çocuk okula ayak bastığı ilk günden başlayarak;
Kullanacakları sözcüklerin zenginliği yanında; her sözcüğün çocuğun beyin ve kalp namusunu kirletip kirletmeyeceği hususunda azami hassasiyet ve titizliğe davet ediyorum.
Words are the wings of the human
When Confucius was asked, "If the entire administration of the country were entrusted to you, what would be the first thing you would do?", he replied,
"Without a doubt, I would begin by reviewing and correcting the language." When asked, "Why the language?", he answered,
"When the language is not correct, what is said is not what is intended; when what is said is not what is intended, what needs to be done remains undone; when what needs to be done remains undone, customs and arts decline; when customs and arts decline, justice goes astray. When justice goes astray, the people are left in despair. Therefore, what needs to be said cannot be left unchecked. That is why language is more important than anything else."
In our communication with our Lord, our spouses, our children, and the ever-expanding human communities, individually or collectively, the most important thing we should focus on is "language." Because the most decisive element in managing these relationships is "language."
The most important value given to our father, Prophet Adam (peace be upon him), in his mission of vicegerency, and consequently to us, is the understanding of the true nature of things, that is, the teaching of the Divine Names.
For good communication, a person must know what all the words they use truly point to, what meaning they convey, encompassing everything around them and excluding everything else.
Effective communication begins with the proper use of sounds and words. “The tongue is my mother’s milk in my mouth.” Yahya Kemal Beyatlı
“The tongue is the home of man.” Martin Heidegger
“The tongue is the mirror of the mind.” G.W. Leibniz
If our language cannot translate our minds, consciences, and hearts, if our sentences do not match our lives, it is certain that we will experience problems in our relationships. Zygmunt Bauman says, "The failure of relationships is often the failure of communication." If we want to avoid failure in relationships, the first thing we should pay attention to is communication, and the first thing we should pay attention to in communication is the language we use.
The first step in education is the acquisition of the mother tongue.
The knowledge and skills that children acquire in the educational process, starting at home and continuing at school, the words and concepts that shape their minds, are a process that affects and shapes their lives in every sense throughout their lives.
The "richness of vocabulary" upon which language is built is of vital importance because it affects all aspects of life, especially the quality of education.
For this reason, it is important to educate our children with a rich curriculum that considers the balance between the past and the future, is current and appropriate to today's conditions, and takes into account the needs of the future.
A study conducted by Ankara University TÖMER Language Teaching Center determined that the textbooks used in the first five grades of primary school in Türkiye contain a much lower number of words and concepts compared to textbooks used in developed countries.
A study comparing Turkish textbooks in terms of word and concept count with those worldwide revealed that Turkish textbooks use 7,260 words and concepts, while this figure is 71,681 in US textbooks, 70,400 in Germany, 44,224 in Japan, 31,762 in Italy, 30,193 in France, and 13,579 in Saudi Arabia. The British and Germans aim to teach preschool children 2,000 words and at least 5,000 words to children aged 7-12. They have determined that a person uses a maximum of 3,000 words in daily life, that a cultured person should have and use approximately 22,000-27,000 words in their vocabulary, and that a well-educated person should know and use 40,000 words, setting these as educational targets.
Another study conducted on 5th-grade primary school students showed that they used an average of 7198 words. Of these, 6168 were repeated words, while only 1030 were distinct words. Therefore, the active vocabulary of 5th-grade students in oral expression is approximately 1223. 11th-grade students used an average of 11461 words. Of these, 9922 were repeated words and 1539 were distinct words. Therefore, the active vocabulary of 11th-grade students in oral expression is approximately 1539.
The late Cemil Meriç drew attention to the power and importance of words with his saying, "A dictionary is a matter of honor."
When you think of society as a body, words are like "cells."
Every cell/word that enters that body needs to be filtered through the national culture filter, which acts as the immune system of society.
Otherwise, every foreign cell entering the body can rapidly multiply and metastasize, leading to cancer.
Parents and teachers alike must be extremely sensitive and meticulous, knowing that every word spoken will shape the chemistry of the child—the very essence of a person's life and their ability to sustain it.
Textbooks, educational videos, slides, and similar educational materials should be reviewed with the sensitivity that "public discourse is a matter of honor," and the body should be cleansed of anti-national elements through chemotherapy and immunotherapy methods.
French President Charles de Gaulle (1958-1969) had requested that every legal text, decree, regulation, etc., that came before him be reviewed by the Minister of Culture and that the Minister's initials be mandatory.
He received requests from his close working team such as:
“Sir, we are wasting time; some texts have nothing to do with culture. At least let us present those directly to you.”
He responded to this approach as follows:
“Everything is somehow connected to our national culture. Nothing can be completely independent of French culture.”
I invite parents, from the moment their babies are conceived in the womb;
and teachers, from the first day a child sets foot in school;
to exercise the utmost sensitivity and care regarding whether every word they use will pollute the child's mind and heart.
DR. CEMİL PASLI
KOBİ KONYA DERGİSİ
YORUM YAP
Medova Hastanesi’nde Taciz Skandalı: Mağdur Sekretere "Ses Kaydı" Davası!
Yer Konya... Vicdanları sızlatan karar Yargıtay’dan döndü
Konya’da zamanın durduğu han: 1200’lerden kalan sır halen çözülmedi
Konya’da çoğu kişinin daha önce adını duymadığı baraj: Yapım amacı şaşırttı!
Konya’da Mavi Boğaz Kanyonu doğaseverleri ağırlıyor: Sörf yapmak isteyenlere burayı görmelisiniz!
ARDIÇLI TOKİ’YE DE LİMA MÜJDESİ
Başkan Altay, Talha Bayrakçı Lima’nın İş Başlangıcını Yaparak, Bosna Hersek FERA’nın Temelini Attı
Trafik cezalarında gelinen nokta! Konya’da “Hayatında bir damla alkol almayan” sürücüye alkollü işlem! Mahkemeye başvurdu!

