Hafif Yağmurlu

9°C
Konya

Mustafa İbalı: Onbir Ayın Sultanı Ramazan-I Şerif Ayını Uğurlarken…

Mustafa İbalı: Onbir Ayın Sultanı Ramazan-I Şerif Ayını Uğurlarken…
Kayıt Tarihi: 28.03.2025 00:16 - Son Güncelleme: 30.04.2026 19:52
YAZI
A

Bir varmış, bir yokmuş, Merhaba Ramazan ile başladık, Elveda Ramazan ile bitiriyoruz. Sayılı günler ne çabuk geldi de geçti. Rabbim bizleri bu aylara, bugünlere, bu gecelere tekrar tekrar eriştirsin. Ramazan’ı Şerif Ayını bizden razı eylesin, şikayetçi eylemesin, hakkımızda şefaatçi kılsın. Cehennemden azat olunmuş bir şekilde bayram sabahına ulaştırsın. Dünyamızı Ramazan, Ahiretimizi Bayram eylesin. Mevlâm bu ayda tutmuş olduğumuz oruçları, kılmış olduğumuz namazları, teravihleri, okumuş olduğumuz mukabeleleri, hatimleri ve vermiş olduğumuz zekat, fitre, sadakaları kabul eylesin. Efendim kısaca kendimizden bahsederek güncel konulara da değinerek sözlerimi devam ettirmek istiyorum. Ramazan ayı girmeden bu ay için kendime ne katkıda bulunabilirim diye düşünürken, daha önceden de bir eser ortaya koyma adına, söz ve müziği kendime ait olmasa da birkaç ilahi seslendirdim. Merhaba Ramazan ve Elveda Ramazan ile birlikte söz ve müziği kıymetli sanatçımız Hasan Dursun Abime ait olan, halk arasında “Sen hiç sevdin mi Resûlü?” olarak bilinen eserleri söyledim. İlahilerimiz bütün dijital platformlarda yayınlandı. Buradan değerli takipçilerime ve kıymetli dinleyicilerime teşekkür ediyorum. Rahmet, bereket ve huzur ayı Ramazan; mahzun gönüllerimize her daim neşe doldursun inşallah. Ramazan coşkusunun yanı sıra fırsatçılara da her zamanki gibi gün doğduğunu yakinen gördük. Marketlerin pek çoğunda Ramazan öncesi fiyatlar ile Ramazan sonrası fiyatlar çok değişti. Pek çok restaurantta iftar menüleri cep yaktı. Ama rezervasyon yaptırmak isteseniz de yer bulunmadı. Aylardan Ramazan olunca olaylara eleştirel bir bakış açısı ile değil de yapıcı olarak yaklaşmayı arzu ediyorum. Madem konumuz Ramazan ayı, o halde şu soruları soralım kendimize; oruç neydi acaba sadece aç kalmak, yiyip içmemek mi, yoksa dilimize, gözümüze, gönlümüze sahip çıkıp, nefsimize hakim olmak mıydı? Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), "Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu bir günde kötü söz söylemesin, kavga etmesin. O'na birisi sataşır veya küfrederse, "Ben oruçluyum" desin…" buyurmaktadır. Bu hadisin de dile getirdiği gibi oruç, bilenler için gerçekten bir kalkandır.

        Ben bu ayki yazımı biraz dini ve tasavvufi olarak değerlendirmek istedim. Arkadaşlar hiç kimsenin düşünce tarzına ve amellerine karışamayız ama bu ay harman zamanıydı. Ramazan ayı bize ne kattı, kendimize çekidüzen verebildik mi, günahlarımızdan kurtulabildik mi, bu ayda Allah için ne yapabildik acaba, şeytanların zincire vurulduğu bir mübarek ayda, bir mahzun gönle dokunabildik mi? Bir fakirin sofrasına oturabildik mi, bir yoksulu doyurabildik mi, bir garibi misafir edebildik mi, düşmüş olan bir insanı elinden tutup kaldırabildik mi, bir yaraya merhem olabildik mi, bir miskine umut olabildik mi, darda kalanın imdadına koşabildik mi? Akşamları teravih namazlarında ben şahsen her gün farklı bir camide kılmayı tercih ettim fakat sekiz rekat teravih kılan pek çok kişi caminin yarısını boşalttı, arkadaşlar biz kimseyi eleştirmiyoruz, hâşâ bu dinin sorgulayıcısı da biz değiliz ama son zamanda ibadetleri azaltma, eksiltme, yahut nasıl olsa farz değil diyerekten terk etme gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Efendimiz 8 kılmış, 20 de kılmış; biz O’nun Sünnetine uyuyoruz diyen kardeşlerimiz, hasat mevsiminde 20 kılmış olsalar ne kaybedecekler acaba, tam aksine çok şey kazanacaklar. Ayrıca maalesef Namaz kılan bir toplum olmaktan çıktık, akşamları teravih vakitlerinde kafelerde okey oynayan, taş döşeyen pek çok insanın vakitlerini heba ettiğini gördük. Geleyim siyasetçilerin tutumlarına… Ramazan’ı Şerif ayında yapıcı olacağız, yıkıcı olmayacağız dedik ama birkaç yakinen tanıdığım, samimiyetine inandığım siyasetçi dışında (onları tenzih ediyorum) pek çok kişinin Ramazan Ayını fırsat bilerek, iftar, sahur, teravihlerde tribünlere oynadığını, şov yaptığını gördük. Değerli siyasetçiler madem halkın içerisindesiniz; o zaman bu yaptıklarınızı, fotoğraf çekmeden, paylaşımda bulunmadan, riyasız yapın ki biz de ihlasınıza inanalım, güvenelim. Bir de her zaman olduğu gibi bugün de kanayan yaramız, insanlığın parçalanan sancısı Filistin, Gazze‘den söz etmeden geçemeyeceğim. O Müslüman kardeşlerimizi gördükçe kendimden utanır haldeyim.

Onların imanlarına şahit oldukça Ya Rabbi aynı Cennete girebilecek miyiz, bizim iman ve amellerimiz, bizi nasıl cennete götürecek diye kendime sürekli soru soruyorum…Öyleyse Kudüs boynu bükük masum bakarken, Bayramsa Bayramınız mübarek olsun…

        Ramazan ayının son günlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki tarihi yolsuzluk operasyonuna hep birlikte şahit olduk. Halkın kendilerine verdiği oyu, desteği ganimet bilip tepeden tırnağa belediyeyi, memleketi soymuşlar. Bunu da kılıfına uydurmuşlar. Mağdur edebiyatı yaparak da İmamoğlu‘nu kahraman ilan etmeye çalışacaklar. Dahası Sayın Cumhurbaşkanımız ile aynı kaderi yaşadığını öne sürerek, vatandaşın gözünde teveccüh kazanmak ve dolayısıyla Reisi Cumhur’luğa talip olmak maksadındalar. Lakin ben halkımızın artık bilinçlendiğini düşünüyor, bunlara da pabuç bırakmayacağına, prim de vermeyeceğine yürekten inanıyorum. “Emaneti ehline teslim ediniz!” buyuran bir Peygamberin ümmeti olarak; tüyü bitmemiş yetimin kamu malında hakkının olduğunu da düşünerek bu yapılan yolsuzlukların hem dünyada hem de ahirette Cenab-ı Hak tarafından müstahakkının verilmesini temenni ediyorum. Yargı tarafından da gereğinin yapılacağından şüphemiz yoktur.

      Sözlerime son verirken 18 Mart Çanakkale zaferimizi kutluyor, ecdadımızı hayırla yâd ediyor, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnetle anıyorum. Ayrıca 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma günü münasebetiyle bizler de Rabbim bir daha bu Millete İstiklal Marşı yazdırmasın niyazında bulunuyoruz. Merhum ve mağfur Mehmet Akif Ersoy’un da mekanı cennet olsun. Hepsinin ruhları için el fatiha…

       Rabbim dünyada akan kanın durduğu, başta Filistin olmak üzere, dünyanın her bir yerindeki zulüm altındaki Müslüman kardeşlerimizin selamete çıktığı, kurtuluşa ermenin gerçekleştiği gerçek bayramlar nasip etsin. Allah Azze ve Celle; çoluk, çocuk, yaşlı, kadın demeden, mübarek gece sahur vaktinde katliam yapan başta israil ve amerika olmak üzere, bütün yandaşlarını, yatakçılarını, Peygamber katili siyonist yahudi uşaklarını kahru perişan eylesin. Bütün dünyaya insanlık ve İslâm dersi veren Gazzeli Müminlerin yar ve yardımcısı olsun. Küslerin barıştığı, çocukların gülüp oynadığı, birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde geçen bir bayram olsun. Yeni sayıda görüşmek üzere kalın sağlıcakla, Hayırlı Bayramlar…

KOBİ KONYA DERGİSİ

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler