Onbir Ayın Sultanı Ramazan’ı karşılarken…

Yeni sayısına bismillah diyerek başladığımız KOBİ dergisi ailesine ve imtiyaz sahibi Mustafa
Korkmaz Abime bana bu imkanı tanıdığı için hassaten teşekkür ederek sözlerime başlamak
istiyorum. Bir teşekkürü de Aliya İzzetbegoviç Eğitim Kültür Sanat Derneği başkanı ve
dergimizin köşe yazarlarından değerli dostum İbrahim Günay’a yazı yazmama vesile olduğu
için etmek isterim. Malumunuz Türkiye gündemi çok hızlı değişse de, sabah farklı şeylere
uyanabilsek de, biraz gündemden biraz da kendimden bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz ay bir
hayır organizasyonda bulunmak üzere Asya’nın fakir ve yoksul ülkelerinden Bangladeş’e
giderek, bireysel olarak Katarakt ameliyatı programı düzenledik. Nüfusun 200 milyonu
bulduğu Bangladeş’de farklı izlenimler edindik. Daha önce Konya’da okumuş Bangladeşli bir
kardeşimizin bize mihmandar olduğu organizasyonda yaklaşık 320 civarında hastanın katarakt
ameliyatını bağışçıların da destekleri ile yaptırarak şifalarına vesile olduk, görmeyen
gözlerine umut olduk. Bu yola kendimiz çıkmıştık lakin hissiyatlı ve sağduyulu dostlarımızla
güç kazanarak güzel bir hayır hizmetine vesile olduk. Bağışçılarımıza da buradan hassaten
şükranlarımı sunuyorum Rabbim hepsinden razı olsun hayırlarını kabul etsin. Katarakt
ameliyatı pek gündemde olmayan, çok önemsenmeyen, yeme, içme, giyinme, barınma gibi
temel ihtiyaçlardan biri olarak gözükmese de; durumu yerinde gördüğümüz için, hem bizim
içimize sinecek, hem de hayırların yerini bulduğu, ameliyatı olan hastaların gözlerinin
açıldıktan sonra dünyaya yeniden gelmiş gibi mutlu olmaları adına sevinçlerine ortak olmak
bizim için paha biçilemez bir güzellik oldu. Bangladeş’teki programımızı tamamladıktan
sonra Türkiye’ye dönmeden Medine’ye geçerek Efendimiz (Aleyhissalatu vesselam) i ziyaret
ettikten sonra akabinde umre ibadetimizi tamamlayarak memleketimize döndük. Bir iki kelam
da kutsal beldeleri ziyaret ile ilgili söz etmek isterim. Biliyorsunuz Umre ve Hac yolcuları
Allah’ın misafirleridir. Ve Derler ki oralara parası olanlar değil, nasibi olanlar giderler.
Rabbim dileyen isteyen herkese o kutsal beldeleri görebilmeyi, ziyaret edebilmeyi, Umre ve
Hac farizalarını yerine getirebilmeyi nasip etsin. Oralardan her daim gönlümüzü, kalbimizi,
ruhumuzu ve bedenimizi eksik etmesin. Biraz da ekonomi ve ticaret üzerine konuşarak
sözlerime son vermek isterim. Türkiye ekonomisi ulusalda ve genelde güzel bir tablo çizse de,
gelişim ve değişim artarak devam etse de, ihracat hacmimiz her geçen gün daha pozitif bir
seyir izlese de; ne yazık ki yerelde işler görüldüğü gibi seyrinde, akışında gitmemektedir.
Yüksek enflasyon ortamında hayat pahalılığı içerisinde pek çok insan rızık mücadelesiyle
masraflarını çıkartamamaktadır. Mevcut ekonomik düzen; ranta yönelik, zengini daha da
zengin eden, orta tabakayı alta çeken, garibana da yaşam hakkı vermeyen bir ortama dönüştü.
Yüksek faizli bir ortam ticareti, yatırımı, alışverişi durdurdu. Hükümet kanadında ve Tayyip
Erdoğan’ı çok seven bir vatandaş olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın pek çok konuda olduğu
gibi ekonomide de yalnız bırakıldığını düşünüyorum. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımıza en
çok desteği verenin asgari ücretli emekli ve gariban ama samimi bir halkın olduğunu
vurgulamak istiyorum. Cumhurbaşkanımızı en çok eleştiren, hatta dahası hakaret eden,
küfreden zümrenin de rantçı, tuzu kuru, son 20 senede Recep Tayyip Erdoğan sayesinde adam
olmuş, güngörmüş kişilerin olduğunu düşünüyorum. Son TÜSİAD hadisesinde de görüldüğü
üzere herkesin işine bakması ideal olacaktır. Muhtelif çevrelerden yönetime talip olanlar
varsa; parti kurarak, veyahut muhalefet partilerinden aday olarak, seçilirlerse eğer siyaset
yapıp kendilerince eleştirdikleri düzeni değiştirmeye çalışabilirler. Bunun yeri de Meclistir,
siyasettir, demokrasidir. Ama siz Hükümeti ve Devletin en üst makamındaki bir insanı asla
vesayetlerle tehdit edemezsiniz. FETÖ ve artığı bazı cemaatler de süreçten istifade edip,
yönetime askeri ve illegal olarak talip olmak derdinde. Ama bilesiniz ki başaramayacaksınız!
Gelelim tekrar konumuza. Bir sanayici olarak şu an itibariyle, reel iş hacminin düştüğünü
görüyoruz. Ayrıca sanayinin içerisinde bulunduğumuz halde büyüyen ve gelişen Konya
sanayisinde rant düzeninin hegemonyasından kurtulamadığının farkındayız. Dedik ya; düzen
zengini daha da çok zengin ediyor. Buna mukabil son dönemde yapılan binlerce dükkan
içerisinde sadece kendine ihtiyaç olacak şekilde tek mülkü olan firma ve insan sayısı çok az.
Hatta dahası binlerce insan mülk sahibi değil kiracı. Ve bu insanlar gözü doymaz mülk
sahipleriyle boğuşmaya devam ediyor. Oturursan otur, ödemeyeceksen boşalt mantalitesi ile
sözüm ona Müslüman olduğunu düşünen zihniyet, her yıl aldığı kirayı daha da arttırarak,
tekrar bir kooperatife daha giriyor. Her sene arşivine bir tapu daha girdiği zaman mutlu
oluyor, kazandım zannediyor, bu dünya bitmeyecek, bunları ben kazandım diye düşünüyor.
Kaybedecek bir şeysi olmayan emlakçılar da bu işlere çanak tutuyor. Sanayici, imalatçı ve
ticaretle uğraşan insanlar da kendi işinde kazanamadıklarını, gayrimenkul işinde çok kısa süre
içerisinde fazlasıyla kazanıyorlar. Başta belediyeler de bu rantın astronomik ihalelerle, aynı
şahıslara, firmalara arsa satarak önünü açmış bulunuyor. Ne diyelim arkadaşlar; gün gelecek
hesap var, mizan var, herkesin bir bildiği vardır umarım! Ve önümüz Ramazan... Çalıştırdığı
işçisine, personeline para vermeyip de vitrinde hayırda yarışır gibi gözüken dostlar sizlere de
bir çift sözüm var. Gelin bu Ramazan öncelikle çalıştırdığınız insanları düşünün, eğer
imkanınız müsaitse onların maaşlarını arttırın, yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin.
Rantçı, birden fazla mülk sahibi olan insanlar, kiracılarınıza yapacağınız indirim, karşılıklı
rıza ilişkisi de inanın bir hayırdır, duasını alırsınız, belki o dua sizi kurtarır. Bu vesile ile; başı
rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azad olan mübarek Ramazan-ı Şerif Ayınızı
kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Rabbim tekrarlarına kavuştursun, Ramazan-ı
Şerif Ayını bizden razı eylesin. Gelin hep birlikte bu Ramazan’ı vesile kılalım; iyilikte,
güzellikte, kardeşlikte, dayanışmada, hayırda yarışalım. Fakir fukarayı, garip gurabayı
sevindirelim. Bir olalım, beraber olalım. Unutmayalım ki Dünyayı iyilikler ve iyiler
kurtaracak vesselam... Sofralarımızdan bereket, ailelerimizden saadet, yüzlerimizden
tebessüm hiç eksik olmasın. Niyetimiz halis, ibadetlerimiz kabul, dualarımız makbul,
amellerimiz Salih, akıbetlerimiz hayırlı olsun…
İŞADAMI - MUSTAFA İBALI
YORUM YAP
Medova Hastanesi’nde Taciz Skandalı: Mağdur Sekretere "Ses Kaydı" Davası!
Yer Konya... Vicdanları sızlatan karar Yargıtay’dan döndü
Konya’da zamanın durduğu han: 1200’lerden kalan sır halen çözülmedi
Konya’da çoğu kişinin daha önce adını duymadığı baraj: Yapım amacı şaşırttı!
Konya’da Mavi Boğaz Kanyonu doğaseverleri ağırlıyor: Sörf yapmak isteyenlere burayı görmelisiniz!
ARDIÇLI TOKİ’YE DE LİMA MÜJDESİ
Başkan Altay, Talha Bayrakçı Lima’nın İş Başlangıcını Yaparak, Bosna Hersek FERA’nın Temelini Attı
Trafik cezalarında gelinen nokta! Konya’da “Hayatında bir damla alkol almayan” sürücüye alkollü işlem! Mahkemeye başvurdu!


Z**i b*****u
28.02.2025 16:58