Çok Bulutlu

9°C
Konya

Onbir Ayın Sultanı Ramazan’ı karşılarken…

Onbir Ayın Sultanı Ramazan’ı karşılarken…
Kayıt Tarihi: 26.02.2025 20:24 - Son Güncelleme: 29.04.2026 19:43
YAZI
A

Yeni sayısına bismillah diyerek başladığımız KOBİ dergisi ailesine ve imtiyaz sahibi Mustafa

Korkmaz Abime bana bu imkanı tanıdığı için hassaten teşekkür ederek sözlerime başlamak

istiyorum. Bir teşekkürü de Aliya İzzetbegoviç Eğitim Kültür Sanat Derneği başkanı ve

dergimizin köşe yazarlarından değerli dostum İbrahim Günay’a yazı yazmama vesile olduğu

için etmek isterim. Malumunuz Türkiye gündemi çok hızlı değişse de, sabah farklı şeylere

uyanabilsek de, biraz gündemden biraz da kendimden bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz ay bir

hayır organizasyonda bulunmak üzere Asya’nın fakir ve yoksul ülkelerinden Bangladeş’e

giderek, bireysel olarak Katarakt ameliyatı programı düzenledik. Nüfusun 200 milyonu

bulduğu Bangladeş’de farklı izlenimler edindik. Daha önce Konya’da okumuş Bangladeşli bir

kardeşimizin bize mihmandar olduğu organizasyonda yaklaşık 320 civarında hastanın katarakt

ameliyatını bağışçıların da destekleri ile yaptırarak şifalarına vesile olduk, görmeyen

gözlerine umut olduk. Bu yola kendimiz çıkmıştık lakin hissiyatlı ve sağduyulu dostlarımızla

güç kazanarak güzel bir hayır hizmetine vesile olduk. Bağışçılarımıza da buradan hassaten

şükranlarımı sunuyorum Rabbim hepsinden razı olsun hayırlarını kabul etsin. Katarakt

ameliyatı pek gündemde olmayan, çok önemsenmeyen, yeme, içme, giyinme, barınma gibi

temel ihtiyaçlardan biri olarak gözükmese de; durumu yerinde gördüğümüz için, hem bizim

içimize sinecek, hem de hayırların yerini bulduğu, ameliyatı olan hastaların gözlerinin

açıldıktan sonra dünyaya yeniden gelmiş gibi mutlu olmaları adına sevinçlerine ortak olmak

bizim için paha biçilemez bir güzellik oldu. Bangladeş’teki programımızı tamamladıktan

sonra Türkiye’ye dönmeden Medine’ye geçerek Efendimiz (Aleyhissalatu vesselam) i ziyaret

ettikten sonra akabinde umre ibadetimizi tamamlayarak memleketimize döndük. Bir iki kelam

da kutsal beldeleri ziyaret ile ilgili söz etmek isterim. Biliyorsunuz Umre ve Hac yolcuları

Allah’ın misafirleridir. Ve Derler ki oralara parası olanlar değil, nasibi olanlar giderler.

Rabbim dileyen isteyen herkese o kutsal beldeleri görebilmeyi, ziyaret edebilmeyi, Umre ve

Hac farizalarını yerine getirebilmeyi nasip etsin. Oralardan her daim gönlümüzü, kalbimizi,

ruhumuzu ve bedenimizi eksik etmesin. Biraz da ekonomi ve ticaret üzerine konuşarak

sözlerime son vermek isterim. Türkiye ekonomisi ulusalda ve genelde güzel bir tablo çizse de,

gelişim ve değişim artarak devam etse de, ihracat hacmimiz her geçen gün daha pozitif bir

seyir izlese de; ne yazık ki yerelde işler görüldüğü gibi seyrinde, akışında gitmemektedir.

Yüksek enflasyon ortamında hayat pahalılığı içerisinde pek çok insan rızık mücadelesiyle

masraflarını çıkartamamaktadır. Mevcut ekonomik düzen; ranta yönelik, zengini daha da

zengin eden, orta tabakayı alta çeken, garibana da yaşam hakkı vermeyen bir ortama dönüştü.

Yüksek faizli bir ortam ticareti, yatırımı, alışverişi durdurdu. Hükümet kanadında ve Tayyip

Erdoğan’ı çok seven bir vatandaş olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın pek çok konuda olduğu

gibi ekonomide de yalnız bırakıldığını düşünüyorum. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımıza en

çok desteği verenin asgari ücretli emekli ve gariban ama samimi bir halkın olduğunu

vurgulamak istiyorum. Cumhurbaşkanımızı en çok eleştiren, hatta dahası hakaret eden,

küfreden zümrenin de rantçı, tuzu kuru, son 20 senede Recep Tayyip Erdoğan sayesinde adam

olmuş, güngörmüş kişilerin olduğunu düşünüyorum. Son TÜSİAD hadisesinde de görüldüğü

üzere herkesin işine bakması ideal olacaktır. Muhtelif çevrelerden yönetime talip olanlar

varsa; parti kurarak, veyahut muhalefet partilerinden aday olarak, seçilirlerse eğer siyaset

yapıp kendilerince eleştirdikleri düzeni değiştirmeye çalışabilirler. Bunun yeri de Meclistir,

siyasettir, demokrasidir. Ama siz Hükümeti ve Devletin en üst makamındaki bir insanı asla

vesayetlerle tehdit edemezsiniz. FETÖ ve artığı bazı cemaatler de süreçten istifade edip,

yönetime askeri ve illegal olarak talip olmak derdinde. Ama bilesiniz ki başaramayacaksınız!

Gelelim tekrar konumuza. Bir sanayici olarak şu an itibariyle, reel iş hacminin düştüğünü

görüyoruz. Ayrıca sanayinin içerisinde bulunduğumuz halde büyüyen ve gelişen Konya

sanayisinde rant düzeninin hegemonyasından kurtulamadığının farkındayız. Dedik ya; düzen

zengini daha da çok zengin ediyor. Buna mukabil son dönemde yapılan binlerce dükkan

içerisinde sadece kendine ihtiyaç olacak şekilde tek mülkü olan firma ve insan sayısı çok az.

Hatta dahası binlerce insan mülk sahibi değil kiracı. Ve bu insanlar gözü doymaz mülk

sahipleriyle boğuşmaya devam ediyor. Oturursan otur, ödemeyeceksen boşalt mantalitesi ile

sözüm ona Müslüman olduğunu düşünen zihniyet, her yıl aldığı kirayı daha da arttırarak,

tekrar bir kooperatife daha giriyor. Her sene arşivine bir tapu daha girdiği zaman mutlu

oluyor, kazandım zannediyor, bu dünya bitmeyecek, bunları ben kazandım diye düşünüyor.

Kaybedecek bir şeysi olmayan emlakçılar da bu işlere çanak tutuyor. Sanayici, imalatçı ve

ticaretle uğraşan insanlar da kendi işinde kazanamadıklarını, gayrimenkul işinde çok kısa süre

içerisinde fazlasıyla kazanıyorlar. Başta belediyeler de bu rantın astronomik ihalelerle, aynı

şahıslara, firmalara arsa satarak önünü açmış bulunuyor. Ne diyelim arkadaşlar; gün gelecek

hesap var, mizan var, herkesin bir bildiği vardır umarım! Ve önümüz Ramazan... Çalıştırdığı

işçisine, personeline para vermeyip de vitrinde hayırda yarışır gibi gözüken dostlar sizlere de

bir çift sözüm var. Gelin bu Ramazan öncelikle çalıştırdığınız insanları düşünün, eğer

imkanınız müsaitse onların maaşlarını arttırın, yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin.

Rantçı, birden fazla mülk sahibi olan insanlar, kiracılarınıza yapacağınız indirim, karşılıklı

rıza ilişkisi de inanın bir hayırdır, duasını alırsınız, belki o dua sizi kurtarır. Bu vesile ile; başı

rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azad olan mübarek Ramazan-ı Şerif Ayınızı

kutlar, hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Rabbim tekrarlarına kavuştursun, Ramazan-ı

Şerif Ayını bizden razı eylesin. Gelin hep birlikte bu Ramazan’ı vesile kılalım; iyilikte,

güzellikte, kardeşlikte, dayanışmada, hayırda yarışalım. Fakir fukarayı, garip gurabayı

sevindirelim. Bir olalım, beraber olalım. Unutmayalım ki Dünyayı iyilikler ve iyiler

kurtaracak vesselam... Sofralarımızdan bereket, ailelerimizden saadet, yüzlerimizden

tebessüm hiç eksik olmasın. Niyetimiz halis, ibadetlerimiz kabul, dualarımız makbul,

amellerimiz Salih, akıbetlerimiz hayırlı olsun…

 İŞADAMI - MUSTAFA İBALI

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Z**i b*****u

28.02.2025 16:58

Allah senden razı olsun yüzde yüz doğruları söyledin
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler