Çok Bulutlu

12°C
Konya

Günün Kitapları | Değerlendirme: Gazeteci Özkan Saçkan

Günün Kitapları | Değerlendirme: Gazeteci Özkan Saçkan
Kayıt Tarihi: 29.03.2026 15:45 - Son Güncelleme: 18.04.2026 06:49
YAZI
A

LUCY Jane Wood’tan REWİTCHED- İÇİNDEKİ BÜYÜCÜYÜ UYANDIR

 Toksik patronu, tükenen ruhu ve gizlemek zorunda olduğu büyü gücü arasında sıkışıp kalan Bella, 30. yaş gününde kendini zorlu bir cadı sınavının tam ortasında bulur. Ekim ayı boyunca karanlık güçlere karşı vereceği bu mücadeleden ya galip çıkacak… Ya da büyü gücünü sonsuza dek kaybedecektir. Bu tehlikeli yolculukta Bella’ya beklenmedik bir akıl hocası ve onu korumakla görevli yakışıklı bir muhafız eşlik eder. Kitap, büyünün aşkla iç içe geçtiği; kaçmanın imkânsız, hatırlamanın ise büyülü olduğu, unutulmaz bir hikâye.

AYHAN Görgülü’den BLACK ROOM CLUB

Kapitalizmin çöktüğü, ulus devletlerin anlamını yitirdiği ve adaletsizliğin kontrolden çıktığı bir çağ… Dünyayı gölgelerden yönettiği söylenen on ailenin kurduğu Black Room Club, insanlığı kurtaracak son hamleyi aramaktadır. Her şey, Mayer Rothschild’ın gördüğü sarsıcı bir rüyayla başlar: Bir mesaj… Bir uyarı… Ve yeni düzen için kaçınılmaz bir çağrı. Kısa süre içinde doğan Global Citizenship Platformu, milyonları tek bir kimlik altında birleştiren küresel bir harekete dönüşür. Ücretsiz eğitim ve sağlık, yeni bir anayasa, dijital vatandaşlık… Ve insanlık tarihini değiştiren tek cümle: “İnsanlık artık gezegenin sahibi değil, onun koruyucusudur.”


20. G. Sebald’tan DOĞADAN SONRA

Yazarın ilk edebî eseri, insanlığın dünyadaki yerini huzursuzca sorgulayan üç erkeğin yaşamı üzerinden ilerler: Büyük Alman Rönesans’ı ressamı Matthias Grünewald, Bering’le birlikte Arktik’e yolculuk eden Aydınlanma dönemi botanikçisi ve kâşifi Georg Wilhelm Steller ve yazarın ta kendisi. Sebald’in ilkel bir şiir olarak nitelediği kitap modern dünyanın karmaşası ve doğa ile insan arasındaki kırılgan ilişkiyi irdeleyen, tarih, doğa ve hafıza üzerine derin bir tefekkür. “Sebald 21. yüzyılın Joyce’u.” The Times. 

AYŞEGÜL Harputlu’dan SOY KARMASI: KARA KUTU

“İnsan, kader dediği yürüyüşü yalnız kendi adımlarıyla değil, ruhuna mühürlenmiş soy hafızasıyla birlikte sürdürür.” KADER: İnsan, kâinatın sırlarını ruhunda dokuz boğum halinde taşıyarak dünyaya gelir. Her boğum bir idrak eşiğidir; en derini ise sessizce işleyen soy karmasıdır. Bu âleme kendi yolunu bulmak için gelen insan, aynı zamanda atalarından devraldığı yarım kalmış hikâyelerin izlerini de taşır. Kendi ruhsal orucunu gerçekleştirirken, soy devrini tamamlama niyetiyle yürür. Soydan açılmış esmalar lütuf olarak akarken; miras kalan olumsuz haller, yinelenen yanlışlar ve mühürlü kayıtlar bugünkü yaşamda darlık ve tıkanıklık olarak tezahür eder. Bunlar rastlantı değil, varlıkta saklı kayıtların dile gelişidir. İnsan, soydan gelen bilgelikle güçlenirken, yarım kalmış titreşimleri de kendi varlığında tamamlamakla mükelleftir. Bu yol, ataların gölgesinde kaybolarak değil, kendi cevherinin ışığında aydınlanarak yürünür. Bu eser; kayıtlı olanı inkâr etmeden idrakle çözmeye ve hikmetle dönüştürmeye bir davettir. Sabırla ele alınan soy yükleri şifaya, tekrar eden kader döngüleri bilince dönüşür. Böylece insan hem devraldığını kemale erdirir hem de kendi özünü dünyada iz bırakacak bir hakikate dönüştürür.

SEYİT Tuğul’dan RUSYA’NIN KOLONYAL SAVAŞI

Putin, küflenmiş düşüncesiyle yüzyılları birbirine karıştırdı. XIX. yüzyıla ait bir hedefe ulaşmak için XX. yüzyılın silahlarıyla, XXI. yüzyılda Ukrayna’ya girerek savaşı ilk günden kaybetti. Hata yapma rekortmeni Putin, tüm şartlara ve nedenlere aykırı olduğu halde; kötü eğitilmiş, iyi komuta edilmeyen, 20. yüzyıla ait kaba, hantal, demode silahlarla, 21. yüzyılın savaşını ilan etti. Ukrayna istila savaşıyla “güçlü, korkulan, yenilmez, efsane Rus Ordusu” algısına son verdi; alay edilen orduya dönüştürdü. Rus Ordu’sunu boynuzları törpülenmiş boğa, tırnakları kesilmiş ayı, dişleri sökülmüş kaplana çevirdi.

SEYİT Tuğul’dan RUSYA’NIN KOLONYAL SAVAŞI

Putin, küflenmiş düşüncesiyle yüzyılları birbirine karıştırdı. XIX. yüzyıla ait bir hedefe ulaşmak için XX. yüzyılın silahlarıyla, XXI. yüzyılda Ukrayna’ya girerek savaşı ilk günden kaybetti. Hata yapma rekortmeni Putin, tüm şartlara ve nedenlere aykırı olduğu halde; kötü eğitilmiş, iyi komuta edilmeyen, 20. yüzyıla ait kaba, hantal, demode silahlarla, 21. yüzyılın savaşını ilan etti. Ukrayna istila savaşıyla “güçlü, korkulan, yenilmez, efsane Rus Ordusu” algısına son verdi; alay edilen orduya dönüştürdü. Rus Ordu’sunu boynuzları törpülenmiş boğa, tırnakları kesilmiş ayı, dişleri sökülmüş kaplana çevirdi.


ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler