Açık

21°C
Konya

Yüksek sese maruz kalmak işitme kaybına yol açabilir

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Dağıstan, yüksek sese uzun süre maruz kalmanın işitme kaybına yol açabileceğini belirterek, ani patlamalar ve şiddetli gürültünün de iç kulakta kalıcı hasar bırakabileceğini söyledi.
Yüksek sese maruz kalmak işitme kaybına yol açabilir
Kayıt Tarihi: 26.04.2026 21:05 - Son Güncelleme: 27.04.2026 15:27
YAZI
A

KBB Uzmanı Doç. Dr. Hakan Dağıstan, yüksek sese maruz kalmanın işitme sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Yalnızca kulaklıkla yüksek sesli içerik dinlemenin değil, ani ve şiddetli sesler ile uzun süreli gürültüye maruziyetin de işitme kaybı gelişebileceğini belirten Doç. Dr. Dağıstan, kulaklık kullanımı ve gürültüye maruziyet konusunda uyarılarda bulundu.

Sesin kulak kepçesi ve dış kulak yoluyla iletilerek iç kulağa ulaştığını ifade eden Dr. Dağıstan, “İç kulakta ‘salyangoz’ olarak adlandırılan yapıda bulunan dış tüy hücreleri yüksek sese karşı hassastır dedi. Dr. Dağıstan, yüksek ses ve gürültü akustik travmaya neden olarak bu hücrelerde geri dönüşsüz hasar bırakabilir” dedi.

Bu hasarın özellikle yüksek frekanslı, tiz seslerin algılanmasında kayıplara yol açtığını dile getiren Dağıstan, maruziyetin devam etmesi ve önlem alınmaması halinde işitme kaybının ilerleyebileceğini söyledi.


Ani yüksek sesler ve iş kaynaklı gürültü ciddi risk

Akustik travmanın yalnızca kulaklıkla yüksek sesli içerik dinlemekle sınırlı olmadığını vurgulayan Dağıstan, “Ani yüksek sesler, patlamalar ve 85 desibel üzerindeki gürültülere maruziyet işitme kaybına neden olabilir dedi. Dağıstan, maruziyetin devam etmesi ve gerekli tedavilerin yapılmaması halinde bu durum kalıcı hale gelebilir” ifadelerini kullandı.

Mesleki maruziyete dikkat çeken Dağıstan, polis ve askerler gibi silah sesine maruz kalan kişilerde, ya da belediye işçileri gibi sürekli yüksek gürültüyle çalışan bireylerde işitme kaybı ve çınlamanın daha sık görüldüğünü belirtti. Dağıstan, bu tür ortamlarda koruyucu ekipman kullanımının önemini belirtti.

Kulaklık kullanımında kulak içi veya kulak üstü kulaklığın fark oluşturmadığını belirten Dağıstan, “Burada önemli olan sesin seviyesi ve maruziyet süresidir” dedi. Dağıstan, 65 desibel üzerindeki seslerde hasarın arttığına dikkat çekti.

Gençler arasında yaygınlaşan kulaklık kullanımının ileride işitme kaybı ve kulak çınlamasına yol açabileceğini ifade eden Dağıstan, her bireyde aynı düzeyde görülmese de bu durumun yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.


Kulakta ağrı, çınlama ve işitme farkı ilk belirtiler arasında

İşitme kaybının erken belirtilerine değinen Dağıstan, ani yüksek sese maruz kalan kişilerde kulakta ağrı, basınç hissi ve çınlama görülebileceğini söyledi. İki kulak arasında işitme farkının da önemli bir belirti olabileceğini ifade eden Dağıstan, kesin tanı için işitme testi yapılması gerektiğini kaydetti.

Kulak sağlığını korumaya yönelik önerilerde bulunan Dağıstan, “Uzun süre ve yüksek sesli içerikler dinlenmemeli. Dinleme yaparken saat başı en az 10 dakika ara verilmesi kulak sağlığı açısından önemli şeklinde konuştu.

Kulak temizliği konusunda da uyarılarda bulunan Dağıstan, kulakların kendi kendini temizleyebilen organlar olduğunu, kulak çubuğu gibi yöntemlerin kiri daha da içeri itebileceğini belirtti. Dağıstan, gerekli durumlarda temizliğin uzman hekim tarafından yapılması gerektiğini ifade etti.

Doç. Dr. Hakan Dağıstan, işitme sağlığının korunmasında en önemli unsurların sesin şiddeti ve maruz kalma süresi olduğunu belirterek, yüksek ses ve uzun süreli maruziyet bir araya geldiğinde riskin katlanarak artacağını sözlerine ekledi.

Büşra Özkök -Konya'nın Nabzı 

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler