Mevlana’yı ziyaret eden herkes o detayı görünce şaşırıp kalıyor

Konya’nın tarihi ve manevi atmosferi, yalnızca mimari yapılarıyla değil, aynı zamanda yüzyıllardır anlatılan efsaneleriyle de dikkat çekiyor. Bu efsanelerden en çok bilinenlerinden biri de Mevlâna Müzesi’nde yer alan ve ziyaretçilerin ilgisini çeken “Ayakta Duran Tabut” anlatısıdır.
Mevlâna Müzesi’ne girişte karşılaşılan ve ilk bakışta ayakta duruyormuş izlenimi veren yüksek sanduka, Mevlâna Celaleddin Rumi’nin babası Sultanü’l Ulema Bahaeddin Veled’e ait bulunuyor. Sandukanın dikkat çekici yüksekliği, zaman içinde halk arasında farklı rivayetlerin ortaya çıkmasına neden olmuş ve yapı bir efsaneyle anılmaya başlamıştır.
Rivayete göre, Mevlâna’nın cenazesinin türbeye getirildiği sırada babası Bahaeddin Veled’in kabrindeki sandukanın, oğlunun ilmine duyulan saygı nedeniyle ayağa kalkarak onu karşıladığı anlatılıyor. Bu yorum, Mevlâna’nın manevi derinliğine duyulan saygının sembolik bir ifadesi olarak aktarılıyor.
Ancak tarihî kaynaklar, sandukanın oluşumuna ilişkin farklı bir duruma işaret ediyor. Buna göre Sultanü’l Ulema’nın mezarı üzerindeki yüksek sanduka, aslında daha önce Mevlâna’nın mezarını örten orijinal sanduka olup, Mevlâna için daha sonra yapılan yeni sandukanın ardından babasının kabrine taşınmıştır. Bu nedenle sandukanın yüksek görünümü, zamanla “ayakta duran tabut” efsanesinin oluşmasına zemin hazırlamıştır.
YORUM YAP



