Apartman ve Site Aidat Artışlarında Yeni Dönem: Yapılacak Her Zam Kaleminin Gerekçesi Olmak Zorunda
Son yıllarda apartman ve site aidatları, birçok vatandaş için neredeyse ikinci bir kira bedeline dönüştü.
Bu nedenle aidat artık yalnızca apartman yönetimlerinin değil, doğrudan vatandaşın gündelik hayatını ilgilendiren önemli bir konu hâline geldi.
Peki yeni düzenleme vatandaş için ne ifade ediyor?
Öncelikle şunu söylemek gerekir: Bu düzenleme aidatları kendiliğinden düşüren sihirli bir çözüm değildir.
Ancak aidatın nasıl belirlendiği, hangi giderlere dayandığı ve kim tarafından onaylandığı konusunda daha şeffaf bir süreç amaçlanmaktadır.
Yeni düzenleme ile işletme projesinin kat malikleri kurulunda onaylanması esası güçlendirilmiştir.
İşletme projesi, apartman veya sitenin temizlik, güvenlik, asansör bakımı, personel gideri, sigorta, bakım-onarım gibi tahmini giderlerini gösteren bütçedir.
Yani vatandaşın ödediği aidatın arkasında aslında bu proje vardır.
Bu nedenle asıl soru sadece “Aidat ne kadar oldu?” değildir.
Asıl soru şudur: “Bu aidat hangi gider kalemlerine göre hesaplandı?”
Peki yönetici artık istediği gibi aidat belirleyebilir mi? Tabi ki de “Hayır”.
Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş bir işletme projesi yoksa yönetici geçici işletme projesi hazırlayabilecektir.
Ancak bu geçici proje de sınırsız değildir.
Yönetici, hazırladığı geçici işletme projesini belirli süre içinde kat malikleri kurulunun onayına sunmak zorundadır.
Ayrıca bu proje kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara bildirilecektir.
Bu nokta özellikle önemlidir.
Çünkü birçok kişi aidatın neden arttığını, hangi kalemlerin eklendiğini ve ödediği paranın nereye gittiğini çoğu zaman sonradan öğrenmektedir.
Yeni düzenlemenin vatandaş açısından en önemli faydası, aidatın dayanağını görme ve sorgulama imkânını güçlendirmesidir.
Vatandaş aidat artışıyla karşılaştığında öncelikle işletme projesini istemelidir. Kat malikleri kurulu kararını istemelidir Gider kalemlerinin dökümünü istemelidir.
Varsa temizlik, güvenlik, bakım-onarım, sigorta ve personel giderlerine ilişkin belgeleri incelemelidir.
Çünkü aidata karşı en güçlü itiraz “çok pahalı” demek değil; “Bu giderin kararı, dayanağı ve belgesi nedir?” sorusudur.
Bir diğer önemli konu da borçlu daire listeleridir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun güncel kararıyla, aidat borçlularına ilişkin listelerin apartman girişi, asansör, koridor gibi herkesin görebileceği ortak alanlara asılması hukuka aykırı kabul edilmiştir.
Bu nedenle “isim yazmadık, sadece daire numarası yazdık” denilmesi de her zaman yeterli değildir.
Borç bilgisi, kişiyi belirlenebilir hâle getiriyorsa kişisel veri niteliği taşıyabilir.
Elbette apartman yönetimi aidat borcunu takip edebilir.
Ancak bu takip, komşuların, misafirlerin veya apartmanla ilgisi olmayan üçüncü kişilerin görebileceği şekilde yapılmamalıdır.
Aidat ödemek bir yükümlülüktür. Ancak aidatın hesabını sormak da bir haktır.
AV. GÜLÜSTAN SARKURT

