Parçalı Bulutlu

22°C
Konya

Konya’da 17 asırlık sır: Hem Müslüman hem Hristiyanların kutsalı

Konya’nın batısında, Takkeli Dağ eteklerinde askerî bölge sınırları içinde yer alan ve “Ak Manastır” olarak bilinen yapı topluluğu, yaklaşık 1700 yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. Bizans dönemine ait olan yapı, yüzyıllar boyunca hem Hristiyan hem de Müslüman topluluklar tarafından kutsal kabul edildi. Bölge, tarih boyunca farklı inançların izlerini taşıyan önemli bir merkez oldu.
Konya’da 17 asırlık sır: Hem Müslüman hem Hristiyanların kutsalı
Kayıt Tarihi: 26.05.2026 12:20 - Son Güncelleme: 26.05.2026 14:29
YAZI
A

Konya’nın batısında, Takkeli Dağ’ın eteklerinde askerî bölge sınırları içinde yer alan ve “Ak Manastır” olarak bilinen yapı topluluğu, yaklaşık 1700 yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. Bizans dönemine ait olduğu bilinen yapı, kaynaklarda Hagios Chariton ve Deyr-i Eflatun (Eflatun Manastırı) isimleriyle de anılıyor. Manastırın, III. yüzyılın ikinci yarısı ile IV. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı düşünülen Aziz Khariton tarafından kurulduğu değerlendiriliyor. Yapı topluluğundaki kitabeler, 1067 ve 1289 yıllarında onarım gördüğünü ortaya koyarken, ikinci onarımın Anadolu Selçuklu Sultanı II. Mesut dönemine denk geldiği belirtiliyor.

Ana kilisenin IX. ya da X. yüzyıla tarihlenmesi ise yapının tek seferde değil, yüzyıllar içinde eklenerek bugünkü halini aldığını gösteriyor.

ÇOK KATMANLI TARİHİ YAPI

Günümüzde manastır alanında kayalara oyulmuş iki kilise, ayazma, keşiş hücreleri ve çeşitli yaşam alanları yer alıyor. Araştırmalara göre geçmişte bölgede Mağara Meryemi’ne ithaf edilen büyük bir kilise, altı-yedi şapel ve kutsal kabul edilen bir kuyu da bulunuyordu.

Ana kilise, dört destekli kapalı Yunan haçı planıyla inşa edildi. Güney cepheden girilen yapıda üç yarım daire apsis bulunurken, beşik tonoz örtülü iç mekân iki pencereyle aydınlatılıyor. Yapıda kaba taş işçiliği dikkat çekerken, fresko izine rastlanmaması öne çıkan detaylar arasında yer alıyor.

İkinci kilise ise tek nefli yapısıyla dikkat çekiyor. Templonu günümüze kadar ulaşan yapının duvarlarında kırmızı aşı boyasıyla yapılmış süslemeler görülüyor. Zemindeki mezar izleri ise yapının bir mezar kilisesi olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

KAYA KABARTMALARI VE KİTABELER

Manastırın giriş bölümünde kayaya işlenmiş büyük bir haç kabartması yer alıyor. Haç kollarına eklenen küçük motifler ve semboller, dönemin inanç dünyasına ışık tutuyor.

Yapıda toplam altı kitabe tespit edildi. Bunlardan dördü günümüzde Konya Arkeoloji Müzesi’nde korunurken, iki kitabenin akıbetinin bilinmediği ifade ediliyor. Girişte bulunduğu belirtilen diğer iki kitabe ise kayıtlarda yer almasına rağmen günümüze ulaşmadı.

FARKLI DÖNEMLERDE ZİYARET EDİLDİ

XX. yüzyılın başlarında harap durumda olduğu bilinen manastır, her yıl 28 Eylül’de düzenlenen Khariton Yortusu kapsamında Ortodokslar tarafından ziyaret ediliyordu. Bununla birlikte yapı, Müslüman halk için de önemli bir ziyaret noktası oldu.

Rivayetlere göre Hz. Mevlâna’nın oğlunun düştüğü bir olayda Aziz Khariton’a atfedilen bir kişinin mucizevi şekilde yardım ettiği inancı, alanın önemini artırdı. Bu nedenle bölgeye sade planlı bir mescit inşa edildi ve Mevlevi dergâhının çelebi efendilerinin de burayı ziyaret ettiği biliniyor.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler