Açık

23°C
Konya

Konya Kırmızı’ya Veda Etti: Konya'nın Hafızasında Kalan Bir Renk: Sultan Özcan

Konya Kırmızı’ya Veda Etti: Konya'nın Hafızasında Kalan Bir Renk: Sultan Özcan
Kayıt Tarihi: 12.07.2026 15:59 - Son Güncelleme: 16.07.2026 00:00
YAZI
A

Konya'nın Hafızasında Kalan Bir Renk: Sultan Özcan

Bazı insanlar yaşadıkları şehirle öylesine bütünleşir ki, isimleri anıldığında bir sokak, bir meydan ya da bir renk gelir akla. Sultan Özcan da Konya için işte böyle bir isimdi. Şehrin dört bir yanında yıllardır kırmızı elbiseleriyle yürüyen, herkesin "Kırmızılı Kadın" ya da "Sultan Abla" diye tanıdığı o tanıdık yüz, bugün aramızdan ayrıldı. Geride ise yalnızca kırmızıya boyanmış bir hayat değil, unutulmayacak bir yaşam öyküsü bıraktı.


18 Ocak 1952 yılında Aksaray'ın Ortaköy ilçesine bağlı Cumali Köyü'nde dünyaya gelen Sultan Özcan, çocukluğunu yokluk içinde geçirdi. Kız çocuklarının eğitimine önem verilmediği yıllarda, tüm engellere rağmen okuma yazmayı öğrendi. Hayata dair en büyük umutlarından biri ise öğretmenine duyduğu büyük aşktı. Bu sevda evlilikle sonuçlandı; ancak kurduğu yuva, zamanla acının ve hayal kırıklıklarının gölgesinde kaldı. Çocuk sahibi olamaması, toplumun baskısı ve eşinin ilgisini başka kadınlara yöneltmesi, Sultan'ın hayatında derin izler bıraktı.

Onun hikâyesini değiştiren kırılma noktası da tam burada başladı. Eşinin kırmızı giyen kadınlara ilgi göstermesi üzerine, "Ben de hep kırmızı giyeceğim." diyerek aldığı karar, zamanla yaşamının simgesine dönüştü. Elbiseleri, ayakkabıları, çantası, ruju, evindeki perdeleri ve en küçük eşyaları bile kırmızıydı. O renk artık sadece bir tercih değildi; yaşadığı acıları, tükenmeyen sevgiyi ve hayata karşı sessiz direnişini anlatan güçlü bir dildi.


Hayat ona bununla da yetinmedi. Evliliğinde şiddet gördü, hastanelerde tedavi gördü, ruhunda derin yaralar taşıdı. Daha sonra sağlık sorunlarıyla mücadele etti. Fakat bütün bu zorluklara rağmen kırmızıdan, hayattan ve kendi kimliğinden vazgeçmedi. Konya sokaklarında yıllarca aynı kararlılıkla yürüdü. Kimi zaman meraklı bakışların, kimi zaman önyargıların hedefi oldu; ama hiçbir zaman başını eğmedi.

Aslında Sultan Özcan'ın hikâyesi, yalnızca kırmızı giyinen bir kadının hikâyesi değildi. O, görünmeyen acılarıyla yaşamayı öğrenen, kırıldığı yerden yeniden ayağa kalkmayı başaran bir Anadolu kadınının hikâyesiydi. Belki çok konuşmadı, belki kendini uzun cümlelerle anlatmadı; ama yürüdüğü her sokakta sessizce bir şey söyledi: İnsan bazen hayata tek bir renkle tutunabilir.


Yıllar geçtikçe Sultan Özcan, Konya'nın yaşayan simgelerinden biri hâline geldi. Onu tanımayan neredeyse kalmadı. Kırmızı elbiseleriyle çarşıda yürürken görenler dönüp bir kez daha bakar, esnaf selam verir, çocuklar merakla onu izlerdi. Şehrin günlük hayatına öylesine karışmıştı ki, varlığı artık Konya'nın doğal bir parçası olmuştu.

Bugün o tanıdık adımlar sustu. Konya, sokaklarında yıllardır gördüğü bir yüzü, alıştığı bir rengi uğurladı. Ancak bazı insanlar, bu dünyadan ayrılsalar da yaşadıkları şehirden hiç gitmezler. Sultan Özcan da onlardan biri oldu.

Bundan sonra Konya sokaklarında kırmızı elbiseli bir kadın görüldüğünde, birçok kişinin aklından aynı isim geçecek. Çünkü Sultan Özcan, geride yalnızca kırmızı elbiseler bırakmadı; cesareti, direnci, sevgiyi, acıyı ve hayatın bütün yüküne rağmen ayakta kalabilmenin sessiz örneğini bıraktı.

Bir şehri şehir yapan yalnızca tarihi yapıları ya da caddeleri değildir. O şehrin hafızasında yer eden insanlarıdır. Sultan Özcan da Konya'nın hafızasında silinmeyecek iz bırakan isimlerden biri olarak hatırlanacak.

Mekanın Cennet olsun Sultan Abla…

Senin kırmızın, bu şehrin hafızasında hep yaşamaya devam edecek.

SERAP  ARI KONYA'NIN NABZI ÖZEL 



ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler