Çok Bulutlu

8°C
Konya

Konya-Beyşehir yolundaki Selçuklu hanı restore edilerek yeniden gün yüzüne çıkarıldı!

Konya-Beyşehir karayolunun 32. kilometresinde yer alan ve yörede “Hanönü Hanı” adıyla bilinen Selçuklu kervansarayı, kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden görünür hale getirildi. 1207 yılında I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in ikinci saltanat döneminde inşa edilen yapı, avlu ve kapalı bölümlerden oluşan klasik Selçuklu han mimarisinin önemli örnekleri arasında gösteriliyor.
Konya-Beyşehir yolundaki Selçuklu hanı restore edilerek yeniden gün yüzüne çıkarıldı!
Kayıt Tarihi: 03.05.2026 18:40 - Son Güncelleme: 04.05.2026 17:28
YAZI
A

Uzun yıllar büyük ölçüde harap durumda kalan han, son dönemde gerçekleştirilen çalışmalarla ayağa kaldırıldı. Yapı üzerine bugüne kadar birçok akademik inceleme yapılırken, özellikle Kurt Erdmann’ın detaylı tanımlamaları ile Ataman Demir ve Ali Baş’ın tespitleri, hanın geçmişteki durumuna ışık tutan önemli kaynaklar arasında yer aldı.

Yapının inşasında çevredeki taş ocaklarından getirilen malzemelerin kullanıldığı, bazı bölümlerde ise devşirme taşlara yer verildiği tespit edildi. Ayrıca yakın bir kaynaktan künkler aracılığıyla hana su ulaştırıldığı da belirlendi.


Mütevazı bir girişten ulaşılan yapıda önce ön mekân, ardından geniş avlu bölümü bulunuyor. Ön bölümde yer alan ve güney duvarındaki mihrap nişi sayesinde mescit olarak kullanıldığı anlaşılan bir mekân dikkat çekiyor. Yapı içinde ayrıca görevli odası olduğu düşünülen bir bölüm ile su tesisine ait izler de ortaya çıkarıldı.

Avlu kısmında ise Selçuklu mimarisine özgü eyvan düzeni dikkat çekiyor. Kare kesitli ayakların kemerlerle birbirine bağlanmasıyla oluşturulan mekânlar beşik tonozlarla örtülmüş durumda. Mescide bitişik bölümde bir çeşme bulunması, hanın hem ibadet hem de yolcu ihtiyaçlarını karşılayan çok yönlü bir yapı olduğunu gösteriyor.

Kapalı bölümün en dikkat çekici unsuru ise taç kapısı. Ana girişe göre daha görkemli tasarlanan bu bölümün üzerinde sekiz satırlık bir kitabe yer alıyor. İç mekân, orta sahın yolcular için yatma alanı olarak düzenlenirken, yan sahınlar ise hayvanlar için ayrılmış. Taş yem ve su teknelerinin sekiler arasına yerleştirilmiş olması, dönemin işlevsel mimari anlayışını yansıtıyor. Ayrıca duvarlardaki nişlerin kandil yerleri olarak kullanıldığı ve çatıya çıkışı sağlayan bir merdiven izinin de günümüze ulaştığı bildiriliyor.


Restorasyon sonrası yeniden ziyaret edilebilir hale gelen Hanönü Hanı, hem Selçuklu ticaret yolculuğunun izlerini hem de dönemin mimari zekâsını günümüze taşıyan önemli bir kültürel miras olarak değerlendiriliyor.

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler