Kendi kendine öğrendiği zanaatla çeyrek asırdır ahşaba ses veriyor

Konya'nın Güneysınır ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Mustafa Özdemir, terzilik ve motosiklet tamirciliğinin ardından emeklilik yıllarında kendi kendine öğrendiği enstrüman yapımını yaşamının vazgeçilmez uğraşına dönüştürdü.
Evinin bahçesinde kurduğu atölyede çeyrek asırdır ahşaba şekil veren Özdemir, bağlama, ut ve kabak kemane başta olmak üzere çeşitli müzik aletleri ve baston üretiyor.
Herhangi bir ustanın yanında çıraklık yapmadan deneme yanılma yöntemiyle geliştirdiği becerisi sayesinde hem enstrüman yapan hem de onları çalabilen Özdemir, sabahın ilk saatlerinde atölyesinin kapısını açarak ahşabın cinsine göre o gün yapacağı enstrümanı belirliyor.
Kimi zaman bir bağlamanın teknesini yapan kimi zaman sapını şekillendiren Özdemir, yaptığı bastonlara da gün içinde son dokunuşlarda bulunuyor.
Atölyeden yükselen testere ve zımpara sesi, zaman zaman yerini kendi yaptığı enstrümanlardan yükselen nağmelere bırakıyor.

- "Ben hiçbir işi ustadan görmedim"
Özdemir, AA muhabirine, çocukluğundan bu yana el emeği gerektiren işlere ilgi duyduğunu söyledi.
Yaşamında 20 yıl terzilik, 20 yıl da motosiklet tamirciliği yaptığını belirten Özdemir, bu meslekleri de kendi kendine öğrendiğini anlattı.
Müzik tutkusunun çocukluk yıllarına dayandığını vurgulayan Özdemir, "1963'ten beri saz çalıyordum. 2000'de de saz yapmaya başladım. Sonra ut yapmaya başladım. Daha sonra kabak kemane yapmaya başladım. Böyle geldi geçti ömrümüz. Benim hiç ustam yok. Kimsenin yanında da görmedim. Allah vergisi işte. Ben hiçbir işi ustadan görmedim. Sıfırdan her şeyini yaparım." diye konuştu.
Özdemir, yaptığı enstrümanları çoğu zaman hediye ettiğini, bazı alanların da 'emeğinin karşılığı' diye bir miktar para verdiğini ifade etti.

- "Bende koleksiyon hastalığı da var"
Ahşapla uğraşmayı çok sevdiğini, atölyesinde vakit geçirirken çok huzurlu olduğunu dile getiren Özdemir, şöyle konuştu:
"Bir de bastona merak sardım. Yapmaya başladım. Kendime göre bastonlara model veriyorum. Bir şeyler yapıyorum. Her ağaçtan yapayım diye düşündüm. Bir de kendi kendime söz verdim, '150 tane yapayım, bırakayım' dedim. İşte 150 tane yaptım atölyeme astım. Hepsi kendime ait. Yaptıktan sonra bakıyorum, beğenmezsem 'sevap olur' diye bir fakire veriyorum. Beğendiğimi asıyorum. Böyle koleksiyon yapıyorum. Bende koleksiyon hastalığı da var."
Küçük yaşta annesini ve babasını kaybettiğini, zorlu bir yaşam sürdüğünü belirten Özdemir, çeşitli el becerileriyle uğraşmanın ve müziğin kendisini her anlamda koruduğuna işaret etti.
Uğraşları sayesinde zamanının değer kazandığına değinen Özdemir, "Enstrüman çalmayı öğrendikten sonra yapmaya başladım. Bunları yapınca her şeyden vazgeçtim. Becerdim de Allah'a şükür. Müzik beni kötü alışkanlıklardan vazgeçirdi. Dünyanın telaşında geldik, geçtik." dedi.

YORUM YAP
Komşu ilde borç anlaşmazlığı 2 can aldı: Katil zanlısı saklandığı evde yakalandı!
Başkan Altay: “Gelin, Sadece Midelere Değil, Ruhlara da Hitap Eden Konya’da, Lezzetin Başkentinde Buluşalım”
Yer Konya... “7 Yıldır Hayatımı Zindana Çevirdi”: Saplantılı Kuzen Dehşeti!
Konya Büyükşehir’den Gönüllere Dokunan Vefa Umresi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast timinde yer alan FETÖ'cü, MİT'in yüz tanıma sistemiyle tespit edildi
Konya'da bebeğiyle yürüyen başörtülü anneye çirkin saldırı: Daha fazla üremeyin, yobazsınız
Başkan Altay Konya’nın Coğrafi İşaret Tescili Alan Ürün Sayısının 91’e Ulaştığını Açıkladı


