Çok Bulutlu

17°C
Konya

Hasan Özdemir: Hz. Mevlana Ve Şemsin Sessiz Sanatı

Hasan Özdemir: Hz. Mevlana Ve Şemsin Sessiz Sanatı
Kayıt Tarihi: 12.12.2025 10:57 - Son Güncelleme: 30.04.2026 12:49
YAZI
A

Konya’da mimar olmak, bazen taşla, bazen ışıkla, bazen de sessizlikle konuşmayı öğrenmek demektir.

Bu şehir, plan çizimlerinin, cephe kararlarının, malzeme kataloglarının ötesinde; insanın kendi iç mimarisini sorguladığı bir mekân.

 Hele ki takvim Şeb-i Arus’a yaklaştığında… Şehrin dokusu, taşların hafızası, rüzgârın sesi,trafiği bile değişir.

Her yıl olduğu gibi bu dönemde, Mevlânâ’nın “ölüm” dediğimiz kavramı vuslat olarak tanımladığı o derin anlayış tekrar hatırlanır.

Bir bina bittiğinde değil, insanla temas ettiğinde “doğar.” Tıpkı Mevlânâ’nın sözlerinin Şems ile karşılaştığında hayat bulması gibi…

Şems’in Mevlânâ’da uyandırdığı dönüşüm; aslında bir sanat ve mimarlık dersi gibidir.

Şems, yapının planını değil, ruhunu sormuştu. “Neden yapıyorsun?” diye.

 Şems’in Mevlânâ’ya sorduğu o meşhur soru hâlâ mimarlık dünyasının merkezinde duruyor:

“Niye yapıyorsun?”

Bizim sektörde bu sorunun cevapları şöyle sıralanıyor:

– Müteahhit istedi

– Yönetmelik zorladı

– Pinterest’e, görselde güzel duruyordu

Sanat? Ruh?

Onlar genelde bütçe kalemine sığmadığı için iptal oluyor.

Bu soru bugün hâlâ her mimarın masasının üzerinde görünmez bir not olarak durur.

Belki de aradığımız, Mevlânâ’nın dediği gibi “içteki yolculuk.”

Konya’daki Selçuklu taş işçiliğine baktığınızda, bir tezhip gibi ince işlenen geometrilerin arkasında bir tevazu vardır.

Gösteren değil, hissettiren. Bu, Şems’in sanat anlayışının izlerini taşır

 Sesin önem kazandığı sema ritminde bile asıl vurgu gürültüde değil, duruştadır.

Taş ustalarının bıraktığı izler, bugünün mimarlığını şekillendirirken; bizim attığımız her çizgi de geleceğin hafızasına dönüşecek.

Belki de bu yüzden Şeb-i Arus, sadece bir anma değil; bir hatırlayıştır:

Amacı hatırlamak, anlamı hatırlamak, insanı hatırlamak…

Ve biz mimarlar için, “ruhsuz yapı” korkusunu yeniden düşünmek.

Mevlânâ, “Ne arıyorsan, kendinde ara,” demişti.

Biz de şehrin siluetine yeni bir yapı eklerken aynı soruyu sormalıyız:

Bu yapı, sadece bir kabuk mu olacak, yoksa içinde insanın iç yolculuğuna alan açacak mı?

Selçuklu taş işçiliğine bakınca insanın gözü yaşarıyor.

Adamlar taşla adeta origami yapmış!

Biz bugün “tarihi dokuya uygun” diye mantolamanın üzerine köpükten kemer

Yapıyoruz. Biri sanat tarihi, biri sünnet düğünü dekoru.

Selçuklu taşlarına bakınca insanın içinden şiir yazmak geliyor:

Her kıvrımda bir sabır, her motifte bir zikir var.

Şems’in sanat anlayışı hep beni çarpar:

Bir yapının güzelliği süsünde değil, dengesindedir.

Tıpkı semanın güzelliğinin dönüşte değil, merkezde olması gibi.

Dönersin dönersin, mesele hız değil; nereye bağlı olduğundur.

Şeb-i Arus yaklaşınca herkes bir anda derinleşiyor:

Story’lerde “Aşk” yazıyor, altına semazen emojisi, üstüne filtre…

Ama aynı kişi ertesi gün tarihi yapının yanına yedi katlı bina dikmeyi teklif ediyor.

Kardeşim, vuslat gecesi başka, imar planı başka değil!

Yapımcıların dünyası ayrı bir âlem:

Biz “mekânın ruhu” diyoruz, o “kaç daire çıkar” diye soruyor.

Biz “ışığın akışı” diyoruz, o “led takarız, parlar” diyor.

Sanat kavramı maliyet hesabında “opsiyonel” gözüküyor.

Bir de şu “Tarihi dokuya uygun cephe” modası yok mu…

Mantolamanın üzerine köpükten kemer yap, üstüne sprey boya sık, sonra gururla yaz:

“Selçuklu yorumu.”

Tarihî yorumu değil, yanlış anlamayı temsil ediyor.

Ve sonra Konya’nın o asırlık taşlarına bakıyorum:

Ne ekonomik kriz görmüşler ne müteahhit vizyonu ne belediye mevzuatı…

Hâlâ dimdik, hâlâ zarif, hâlâ şiir gibi.

Demek ki sır basit:

Şef-i Arus bize her yıl şunu hatırlatıyor:

Sanat gösterişte değil, özdedir.

Biz binayı süslüyoruz ama içi boşsa, ruhu yoksa kusura bakmayın, o sadece büyük bir makettir.

 Sağlıcakla kalın

KOBİ KONYA DERGİSİ

ETİKETLER:

YORUM YAP

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EMİNE AY

12.12.2025 13:33

Mükemmel olmuş çok güzel ve anlamlı tesbitler on numara
Nöbetçi Eczane

Benzer Haberler

Kategorideki Diğer Haberler