Hasan Özdemir: Görünmeyen Şefin Görünen Sorumlulukları

Geçen gün bir şantiyeye uğradım. “Şantiye şefiniz kim acaba?” diye sordum. Cevap hazır:
“Var abi, var… imzası var.”
Kendisi yok ama imzası var.
Adeta modern çağın mimari versiyonu: hayalet şeflik.
Şimdi düşünün… Bir restorana gidiyorsunuz. Garsona soruyorsunuz:
“Aşçı nerede?”
“Abi aşçı var aslında… ama bugün gelmedi. Tarifini bırakmış.”
Bu yemeği Yer misiniz? Yemezsiniz.
Ama konu bina olunca, yani içinde yaşayacağımız, çalışacağımız yapılar olunca aynı rahatlıkla “şef var, imza attı” diyebiliyoruz.
Oysa şantiye dediğiniz yer, öyle uzaktan yönetilecek bir WhatsApp grubu değildir.
Beton dökülürken “????” atarak kontrol edemezsiniz.
Kolon yerinde mi, donatı doğru mu, iş güvenliği sağlanmış mı?
Bunlar Excel dosyasından değil, sahadan anlaşılır.
Ama biz ne yapıyoruz?
Bir şantiye şefine 3, 5, farklı iş yüklüyoruz.
Sonra da “neden denetim yok?” diye soruyoruz.
Cevap basit: Çünkü ortada fiilen bir denetim yok.
Sadece kâğıt üzerinde bir sorumluluk var.
Şantiye şefinin sahada bulunmaması :
Teknik hataların fark edilmemesine, iş güvenliği risklerinin artmasına, neden olmakta.
bu durum sadece mesleği değil, doğrudan insan hayatını riske atıyor.
Çünkü şantiye şefliği, adı üstünde “şefliktir.” Yani orada olmayı, yönetmeyi, müdahale etmeyi gerektirir.
Yoksa bu işin adı şeflik değil, abonelik sistemi olur.
Bir başka konu da “kim şantiye şefi olabilir?” tartışması.
Bu iş; plan okuyabilen, detay çözebilen, uygulamayı yönlendirebilen bir teknik birikim gerektirir. Yani mesele sadece “şantiyede bulunmak” değil, neye baktığını bilmektir.
Arabanızı ehliyeti olmayan birine verir misiniz?
Ama konu bina olunca, “bir şekilde yürür” mantığı devreye giriyor.
İş kazaları meselesi ise ayrı bir ironi.
Şantiye şefi bazen yetkisi olmadığı konulardan sorumlu tutuluyor.
Önlem almak istiyor, ama karar verici değil.
Sonra bir şey olduğunda ilk suçlanan o oluyor.
Teknik olarak sorumlu ama pratikte müteahhit baskısı altında.
Bu da sistemin en büyük çelişkilerinden biri:
Yetki başka yerde, sorumluluk başka yerde.
Peki çözüm ne?
Aslında çok karmaşık değil:
Şantiye şefliği gerçek anlamda yapılmalı.
• Her şantiyeye bir şef,
• Tam zamanlı görev,
• Gerçekçi denetim,
• sorumlulukların net ve anlaşılır olmalı.
Ve en önemlisi şu:
Bir binanın sağlamlığı sadece betonla ölçülmez.
O betonun başında kim olduğu ile ölçülür.
Maliyet önemli ama sadece maliyet değil, güvencedir.
Eğer o kişi gerçekten oradaysa, mesele yok.
Ama sadece imzası oradaysa…
İşte o zaman hepimiz biraz “riskli yapıda” yaşıyoruz demektir.
Şantiye sözleşmelerinin standartlaşması ve şantiye şefinin yetki sınırlarının tanımlanması gerekir.
Asıl mesele teknik değil yapısal ve kültürel gibi
Denetim var etkin değil.
Sorumluluk var ama yetki sınırlı.
Sistem var uygulama sıkıntılı.
Son dönemde yürürlüğe giren dijital takip sistemleri, özellikle Şantiye-M uygulaması, bu sorunlara çözüm olma iddiası taşıyor.
Günlük faaliyetlerin kayıt altına alınması, personel ve ekipman takibinin dijital ortama taşınması önemli bir adım.
Ancak teknoloji tek başına yeterli değil.
Asıl ihtiyaç, bu verilerin gerçekten denetlenmesi ve yaptırımlarla desteklenmesi.
Sonuç olarak, şantiye şefliği bir “imza yetkisi” değil, bir “sorumluluk makamıdır.
Bu sorumluluğun hakkıyla yerine getirilebilmesi için; fiili şeflik şartının sağlanması, çoklu şantiye uygulamasının sınırlandırılması, yetki-sorumluluk dengesinin kurulması ve etkin denetimin sağlanması şarttır.
Aksi halde, her yeni düzenleme sadece olacak üzerinde kalmaya mahkûm olacak ve biz, sorunları çözmek yerine tanımlamaya devam edeceğiz.
Sağlıcakla kalın
YORUM YAP
Medova Hastanesi’nde Taciz Skandalı: Mağdur Sekretere "Ses Kaydı" Davası!
Yer Konya... Vicdanları sızlatan karar Yargıtay’dan döndü
Konya’da zamanın durduğu han: 1200’lerden kalan sır halen çözülmedi
Konya’da çoğu kişinin daha önce adını duymadığı baraj: Yapım amacı şaşırttı!
Konya’da Mavi Boğaz Kanyonu doğaseverleri ağırlıyor: Sörf yapmak isteyenlere burayı görmelisiniz!
ARDIÇLI TOKİ’YE DE LİMA MÜJDESİ
Başkan Altay, Talha Bayrakçı Lima’nın İş Başlangıcını Yaparak, Bosna Hersek FERA’nın Temelini Attı
Trafik cezalarında gelinen nokta! Konya’da “Hayatında bir damla alkol almayan” sürücüye alkollü işlem! Mahkemeye başvurdu!

